Kaydet
a- | +A

Başarının "ama"sı olmaz.

Bir seçimin kazananı varsa, "nasıl kazandı da ne oldu da, seçmen sandığa gitmedi de, çatı aday tutmadı da, muhalefet yanlış yaptı da, aynı oy sayısı ile yüzde 52 nasıl oldu da, kampanya süresi kısaydı da"sı olmaz.

Muhalefet muhalefet olsa.. Muhalefet olmaya, alternatif olmaya niyeti olsa, ümidi olsa.. olsaydı.. "Yarış bitmiştir. Ülkemize hayırlı olsun. Sayın Erdoğan'ı tebrik ediyoruz" deyip işine bakardı.

Bir dizi hamasi yorum var. Benim beğendiklerimden biri Ruşen Çakır'ın yorumu: "Her seçimden sonra kazananları ve onlara oy verenleri suçladığınız, aşağılamaya kalktığınız müddetçe hep kaybetmeye mahkûmsunuz."

Erdoğan'ı el birliği ile Çankaya'ya çıkardınız. Söverek, sayarak, hakaret ederek.. El birliğiniz beni hep tedirgin etti. Acaba bunların bir bildiği mi var, bir hesapları mı var, ümitleri iyice tükendiği için aşağıyı boşaltıp partiyi dağıtmak mı istiyorlar endişesi yaşadım. Şimdi anladım ki böyle bir hesap var ise de bu onların hesabı olamaz. Bu hesapları yapabilecek adamlar bu sonuca mahkûm olmaz.

Hiç konuşmadan boyunlarını büküp hayırlısı olsun, kime isterseniz ona oy verin, karar sizin deselerdi çatı adayın fazladan bir 5 puanı daha vardı. Çatı adaya paralelciler muhalefet etseydi, azıcık da hakaret etselerdi 2 puan daha gelirdi.

.....

Alternatifsizlik de kötü. Rakiplerin bu kadar çaresiz olması bir avantaj gibi görünüyor ama bir noktadan sonra başka sıkıntılar çıkar. Bazen diyorum ki, iktidar acaba kendi içinden seçtiği isimlere bir de muhalefet partisi mi kurdursa.. Yetişmiş kadrolardan bazılarına.. Madem muhalefetten hayır yok, aklı başında bir muhalefet partisi kuralım, haziran 15 seçimlerinde lazım olur diyebilirler. Veya demeliler mi?

....

Bundan sonra ne olur? Beklenti belli. 2015 seçimlerinden sonra bir anayasa değişikliği ile başkanlık sistemine geçiş. O zamana kadar ne olur, neler yaşanır bilemiyoruz. Erdoğan olmadan AKP aynı başarıyı gösterebilir mi, seçimi beklemeden HDP/BDP desteği ile anayasada küçük bir oynama yapılabilir mi?

Partili cumhurbaşkanlığı fiilen başkanlıktan daha geniş imkânlar veriyor ama yine parti ön planda oluyor. Başkanlıkta yasama yürütme fiilen ayrıldığı (fiili ayrılmanın ön şartı dar bölge iki turlu sistem) için teşkilatların külfeti ortadan kalkıyor. Binlerce insanın nazını çekme, gönlünü hoş etme, işlere kenarından köşesinden müdahil etme derdi olmuyor.

Hükümet düştü düşecek derdi olmuyor. Erken seçim olmuyor. Amerikalılar 200 senedir başkanlarını hep aynı tarihte seçiyor. Bir temmuzu, bir ağustosu, bir martı yok.

Böyle bir sisteme geçiş olabilir mi?

Kıdemli bir yazar, neredeyse, "Çok şükür başkanlık tehlikesi ortadan kalktı" demeye getirmiş. Yüzde 56 oy çıksaymış başkanlık zorlanabilirmiş. 52 ile olmazmış. Züğürt tesellisi bile değil. Seçimden önce bir düzenleme yapılamayacaksa haziranda neler olabileceği ortaya çıkar. Çankaya hükümet ilişkileri, yeni başbakanın emanetçi mi kalıcı mı olacağı, hangi taraftan olacağı, mutabakat olup olmadığı, ekonominin gidişatı, Batı ile ilişkilerin gözden geçirilip geçirilmeyeceği.. Hepsi birer faktör ve ipucu. 8-10 ay içinde rota netleşir.

Hayırlısı olsun.

ÖNE ÇIKANLAR