Bir zamanlar "okuyalım" kampanyalarımız vardı. Ne oldu, niye artık insanlara okuyalım, demiyoruz. Hep örnekler verirdik. Gâvurlar metroda bile kitap okurmuş, biz hiç okumuyormuşuz. Şifahi toplummuşuz. Okuyun, demekten mi yoruldunuz.. Yoksa siz de mi okumuyorsunuz. Okuyormuş gibi de yapabilirsiniz. ..... Okumayı kim istemez.
Ama biliyorum, siz bütün kitapları bir gecede okuyabilecek bir formül arıyorsunuz. Bir bilgisayardan diğerine veri aktarır gibi.. Kafanızda bir USB yuvası olsa.. Kitapların kaydedildiği harddiski getirip o yuvaya taksanız.. Digital kitaplardan beğendiğinizi olduğu gibi aktarsanız.. Sonra da onları bir bir tasnif etseniz.. Lâzım olduğu zaman -çıkarıp- baksanız.. Fena olmaz. Gerçi bulduklarınızı yine bir kenara kaydediyorsunuzdur, bir gün lâzım olur.. Bir gün lâzım olursa bakarım diye.. Ama bakmaya vaktiniz olmuyordur. Kimin vakti var ki. Boşta gezenlerin bile vakti yok. Vakit bulsanız yabancı dil öğrenmeye bile niyetiniz vardır, bilmez miyim.. ..... Dünya Bankası okuma kredisi verse, onun için bile proje geliştiremeyiz. Okuma kredisi derken, en az on kitaplık bir liste.. Ve bu on kitabı okuyup bitirenlere para ödenmesi biçiminde.. Okudum diyenler mülakata alınacak.. Mülakat sonunda hakkıyla okuduğu anlaşılanlara 1000''er dolar ödenecek. Biz, "Bu on kitap hangisi olmalı"nın kararını verinceye kadar iki nesil geçer. Entellerin, dantellerin, yüce devlet ileri gelenlerinin, pedagogların, psikologların mutabık kalabileceği on kitaplık listeyi bile hazırlayamayız. Herkes istediğini okusun, gelip bin dolarını alsın, demek de işimize gelmez. Çıkamayız işin içinden. Denktaş''ın bundan sonra bol vakti olacak. O lüzumlu kitapları okur, size özetler.
Geçmişin muhasebesi Geçmişin muhasebesini yapmak kime düşer? Leyla Zana Davası''nda mahkeme aynı kararı tekrar verince hatırladım. 69''larda Milli Nizam Partisi vardı, kapatıldı. Her kapatılışından sonra yeniden kuruldu, bugün aynı partinin devamı kabul edilen parti beşinci parti. Leyla Zana ve arkadaşları yargılanırken partilerinin adı DEP''ti. Kaç defa kapatıldı, bugün kaçıncısı kuruldu? Muhasebe derken kastım şu: Geriye dönüp bakınca -ben bakmayacağım, ülkenin ileri gelenleri bakacak- yahu bu işlerde çok yanlışımız olmuş, kapatmak çare değilmiş.. diyenimiz var mı acaba? Kapatırken hesabımız neymiş, bugün nereye gelinmiş. Sakıp Ağa''nın hesabıyla, artıları eksileri ayrı ayrı kefelere koyduğumuz zaman hangi taraf ağır basıyor?

