Çekincelerimiz, kaygılarımız, korkularımız, hassasiyetimiz, kararlılığımız, azmimiz, gücümüz..Hepsi tamam da nereye gidiyoruz? Sanki test çözer gibiyiz. a) Çekincemiz var b) Hassasız. c) Kaygılıyız. d) Kararlıyız.. İyi de ne yapacağız, nereye gideceğiz? Nereden nereye geldik. Irak''a müdahalenin konuşulmaya başladığı günlerde, yine bütün değerlendirmelerimiz bu dört maddenin çevresinde dönüyordu. Hassasiyetimiz var, kaygılıyız, kararlıyız, çekincelerimiz var..Biz daha maddeleri saymayı bitiremeden iş bitti. Hani sünnet olacak çocuklara; Hiç acımayacak..dedikten sonra, istersen nasıl olacağını gösterelim, aklına yatarsa..Acımayacağından emin olursan sonra sünnete geçeriz, derler ama prova esnasında iş biter..Biz de böyle bir muamele bekliyoruz. Görüyoruz da..(Bakınız Irak örneği) Dört maddemizle başbaşa kaldık. Kaygılıyız, hassasız, çekincemiz var, diyerek dünyanın dönüşünü yavaşlatamayız. Dünya dönüyor. Kilise-Galile diyaloğuna ne gerek var. Papazlar, dünya dönüyor dediği için yargılanan Galile''ye, "Biz de biliyoruz, dönüyor ama bizi afaroz ederler..burada dönmüyor de, dışarı çıkınca ne halt edersen et" demişler.. Statükocular olarak hiç olmazsa bu kadarcık esneklik gösterin.
DOĞRU SÖZE NE DENİR
Güngör Uras pazar günü vakıfları ve vakıf müessesesine ihaneti yazdı. Burada sözü edilen vakıf, kamu hizmeti almak için gelenlere makbuz tutuşturan veya Dalan''ınki gibi en azından bir dönem belediye başkanlığı himayesine muhtaç olan derneğimsi kuruluşlardan değil.
"Sayın okuyucularım, vakıf, "kul malını" Allah için bir hayır işine tahsis etmektir. Allah için hayır işine tahsis edilen mal bir daha "kul malına" dönüştürülemez. Vakıf müessesesinin esası devamlılıktır, güvendir, emniyettir. Eğer insanlar devamlılığına emin olamaz, güvenemez ise, hayır için de olsa vakıf kurmaz. Çünkü hiç kimse, Allah için bir hayır işine tahsis ettikleri varlıkların ölümlerinden sonra çarçur edilmesini, ona buna peşkeş çekilmesini, tahsis amacı dışında kullanılmasını istemez. İşin çarpık yanı şu ki; bizde "vakıf" sistemine ihanet eden kurum, devletin "vakıf"ları yaşatmak, vakıf senetlerinin gereğini yerine getirmek için oluşturduğu "devlet kurumu" olan Vakıflar İdaresi... Sadece vakıf müessesesini rezil etmiyoruz, en değerli tarihi eserler de rezil oluyor."
W W W
İnternetle arası olanlar için not: www.gazetem.net''te Ahmet Altan''ın yazısını okuyun. Korodan farklı bir ses..İlginç bulacağınızdan eminim.

