Kaydet
a- | +A

Mayıs ayı rakamlarının açıklanmasıyla enflasyon, 32 yıl sonra ilk defa tek haneye düşmüş. Muhafaza edilebilecek mi? Sıkı para ve mali politikalar ile yapısal reformlar aksatılmazsa edilebilirmiş. Peki aksatılmadan yürütülebilecek mi? Bu (mi, mi) lerin sonunda dönüp yine başa geliriz. ..... Göbek eritmek için rejim yapan adamların bir ayın sonunda tartılıp, "senelerdir ilk defa 72 kiloya düştüm" demesi gibi birşey. Bir gün yine tepesi atacak, sabrı bitecek, yahut bir defa ile birşey olmaz deyip mükellef bir sofranın başına çökecek. .... Türkiye''nin enflasyonu düşürüp, iç borçlarını makul bir seviyeye çekmesi sabit gelirlerin kredi kartı borçlarını sıfırlaması gibi birşey. Kredi kartı borcu faizleri diğer tüketici kredilerine göre biraz yüksek ya..Eee, Türkün aklı bu kadarını her zaman çözmeye yeter. Çare nedir, daha düşük faizli kredi alıp kart borçlarını sıfırlamak..Kredi borcunu kim ödeyecek? Kredi borçlarını ödemek için yine karta yüklenmek lazım. Kredi borcu bitinceye kadar kredi kartları borcu da eskisinin iki katına gelir.. Sonra tekrar başa dönülür. O arada kurtuluş ya dışardan borç bulmaktır, ya da birşeyler satmaktır. Bu fasit daireyi kırabilenlerin sayısı fazla değildir. Hesap ortada: Adamın geliri 100 lira, gideri 120 veya 150 lira. Ya gelirini arttıracak, ya giderini azaltacak..İkisini de yapamıyor. Yapamadığı gibi bir müddet sonra borcunun faizi gelirine eşit hale geliyor. Eşitlenince, gelirini borç faizine yatırıyor, geçinmek için yine borçlanmak zorunda kalıyor. Borçlanma imkanı bittiği anda dananın kuyruğu da kopmuş oluyor. Ahmet Efendi''nin batması ile ülkelerin batması aynı şey değil tabii..Ama çemberden kurtulması üç aşağı beş yukarı aynı. Ya gideri kısacaksın ya geliri arttıracaksın. Biz ikisini de yapamadık. Düşmanlarımız biraz az olsa, savunmaya bu kadar ağırlık vermek zorunda kalmasak ne borç kalır ne enflasyon..Ama ah o düşmanlar..

Deliler Dr.Emin Ceylan, ülkemizde yaklaşık 8-10 milyon ruhi problemi olan insan yaşadığını söylüyor. Bunların yaklaşık beş milyonu tedaviye muhtaçmış. Ceylan her on kişiden birinin ciddi depresyon içinde olduğunu söylüyor. Bir başka önemli bozukluk ise "distimi"ymiş. Yoğunlaşma güçlüğü, kararsızlık, isteksizlik, yorgunluk, ümidsizlik, aşırı uyku ya da güvensizlik gibi belirtileri olan bu hastalık da yaklaşık her 30 kişiden birinde görülüyormuş. Alametlerine bakıp 30''da birin içinde olmadığınıza sevinmeyin. Geriye kalan 29''un durumu daha ağır.

ÖNE ÇIKANLAR