Geçen gün kendimi suçüstü yakaladım.
İyi bir mercimek çorbasına.. yerinde ve saatinde olmak kaydıyla birçok şeyi feda edebileceğimi farkettim. Allahtan çok ulvi vatan ve devlet hizmetinde bulunmuyorum. Benim için iyi bir çorbanın tarifi, kademe kademe anlatılması, yiyilecek aşamaya kadar getirilmesi..birçok toplantıdan daha önemli. Bunu espri olsun diye söylemiyorum feda ederim birçok işe.. Ben zaten önemli işin, önemli toplantının ne olduğunu bilmem. Öyle zaman vardır ki en önemli toplantı..en önemli iş beyaz porselen kasede süzme mercimek çorbasının..veya çorbalarının dizili olduğu masaya oturmaktır. Gerisi boş iş. .... İftarların duygusal bir tarafı da var..Bu işi mekanik hale getirebilenleri anlayamıyorum. Mekanik derken.. otomobilin yağına suyuna bakmak gibi.. Yahut akşama doğru yemekten, lezzetten bahsetmeyi acizlik saymak gibi. Oysa iftarın öncesinin de sonrasının da..hazırlığının da..yetişme telaşının da... geç kalınmasının da bir keyfi var. Bazıları diyor ki, bizim ne sabahımız belli ne akşamımız..zaten koşturmaktan anamız ağlamış..o işlere ayıracak ne vaktimiz var ne de...Kusura bakmasınlar... Dün bir işhanının önünde hamalları gördüm..İftar hazırlığı yapıyorlardı..kasalardan kurdukları masalarıyla..köşede kaynattıkları güveçleriyle..Bir başka köşede kaynayan çaylarıyla o andaki mutluluklarını nice önemli adamınkiyle değişmeye razı değilmiş gibi görünüyorlardı. .. Bu işe biraz da duygusallık katıp keyiflenmek yerine göre hüzünlenmek şanınızı ve önemli adamlığınızı zedelemez.. Sizin korkunuzdan çorbayı bile doğrudürüst anlatamadım..
İşaret koymak Şehrin merkezi yerine yağlıboya asıp yanına bir kırmızı kalem, üstüne de bir not asmışlar: Lütfen beğenmediğiniz yerlerini işaretleyin.. Akşama kadar tablonun üzerinde işaretlenmedik yer kalmamış.. Ertesi gün yine bir tablo asıp yanına boyalar ve fırçalarla birlikte bir not bırakmışlar: Lütfen bu tabloda beğenmediğiniz yerleri düzeltin.. Bir tek kişi resime müdahale etmemiş.. Bu hikayenin, usta çırağına demiş ki..Çırak da ustasına demiş ki kısımları var ama teferruat...

