Kaydet
a- | +A

Herkesin bir hayali var, mademki âdemzadedir. Benim de en büyük hayalim önemli adam olup önemsiz adam gibi yaşamak. Önemsiz adam olup önemli adam gibi görünmek, önemliymişim gibi davranmak hoşuma gitmiyor. Önemli adam deyince derecesi kademesi var tabii.. Önemli, daha önemli, ondan daha önemli, en önemli gibi. Böyle hayaller başka ülkelerde kolay kuruluyor. Mevzuatları çok sade. Adam en önemli olmak istiyorsa "başkanlık" hayali kurar. Hayali mütevazı ise; Eyalet valisi olmak ister. Senatör olmak ister. Bizde, hayal kurmadan önce "en önemli"nin kim olduğunu bilmek lazım.

En önemliyi ararken "Önem aksesuarları" kafamızı karıştırıyor. Tereddüde düşüyoruz. Peki önemlileri yalın halleriyle görmenin yolu ne?

Mesela tarihi bir hamamın göbektaşında olabilir mi? Düşünün; Devlet erkanı bellerinde peştamal, göbek taşına yatmış, ter atıyorlar. Orada ter atarken önemin ne önemi var? Herhalde protokol sırasına göre terleyecek halleri yok: -Efendim, buyurun önce siz terleyin! -Efendim hukuka uygun terleyin! Olmaz tabii.. Hepsi insanlık halleri içinde, protokolü dikkate almadan terler. İşte o anda seyretme imkanım olsa, kimin yeri için hayal kurabileceğime karar verebilirim.

Proce -2- "...1 Ocak tarihli Türkiye Gazetesi''nde Ahmet Sağırlı''nın kırık dökük Türkçesiyle dile getirmek istediği düşüncesine katılan bir okuyucu var mı, dersiniz? Başka bir deyişle bu yazıları okuyup ciddiye alan ve bu tür düşüncelerini paylaşan var mıdır? Aslında bir ülkenin basını o ülkenin aynasıdır. Türk basınında Ahmet Sağırlı türünden köşe yazarları olursa, işte aynaya bak makyajını yap.. Sonra sokağa çık ve insanların yüzüne bak..."

İsmet Aksan-Almanya İsmet Bey, "kim ciddiye alır" diye soruyor ama önce kendisi almış.

Proje yerine mizah olduğunu vurgulamak için (proce) yazmama takılmış, sonunda da alay etmiş: Bu güzel proceni Başbakanlık Müsteşarlığına gönder demiş. Belki uluslararası ödül alırmışım. Peki benim procem neymiş: Yöneticilerimizi seçimle değil, çekilişle belirleyelim, demişim. O yazıdan bir paragraf: "Her kademede ne kadar insana ihtiyaç varsa o kadar bilet basılır, şartları tutanlar bunlardan birer tane alır, sonra çekiliş yapılır: Falan numara milletvekili, filan numara İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı gibi.. Bu şaka değil gerçek olsa böyle şey olur mu derdiniz. Çekiliş yapıp "kime çıkarsa" demekle seçim yapmak arasındaki fark ne?"

ÖNE ÇIKANLAR