Adana'nın Ceyhan ilçesinde ÖSYM, itiraz eden adayları gece yarısı arayarak "Yanlışlık oldu. Özür dileriz. Düzelttik, tekrar kontrol edin" dedi.
İtiraz edenlerden birinin puanı 125'ten 403'e,
Diğerinin 370'e yükselmiş.
Çocuğu LGS'ye giren bir baba olsanız..
Bir anne olsanız.. Bir öğrenci olsanız.. Puanınız da 125 olsa.. 270 olsa, bu haberi okuduktan sonra ne düşünürsünüz? İçinize bir kurt düşmez mi?
Acaba benim cevap kartım da yanlış okunmuş olabilir mi, demez misiniz?
Herkes der, siz de dersiniz.
...
Her ne olduysa oldu.. İster şifre, ister kopya, ister iftira, ister birilerinin kamuoyunu karıştırmak için bulduğu bir yol. Kurum yönetimi, bu krizden çıkmak için çırpındıkça batıyor.
Bu saatten sonra işin aslının ne olduğunun önemi yok.
20.000 kişi kâğıdımı yeniden inceleyin diyerek sıraya girmiş. İptal talepleri var. Karara bağlanmayı bekliyor. Sırada ikinci imtihan var.
...
Bu seneden vazgeçtik bundan sonraki senelerde dahi bu şaibe ve ihtimaller milyonlarca genci puanından şüpheye düşürecek.
Sadece üniversiteye girecek olanlar değil, KPSS'ye, yüksek lisans imtihanına, girenler de "acaba" diyecek. Dört kişiden üçü, ÖSYM başkanı görevi bıraksın, diyormuş.
Başkanın gidişi kamuoyunu rahatlatır mı?
Aynı örnekten devam edersek, içine kurt düşen ve LGS'den 270 puan alan öğrencinin babası olsanız başkan ayrıldığı zaman;
"Eh biraz olsun ferahladım.. Rahatladım" der misiniz?
Her şeye sıfırdan başlayacak zaman mı?
ÖSYM'nin elinin altında.. Mesela gece yarısı bir öğrenciyi arayıp puanınız yükseldi demenin kamuoyunda nasıl algılanacağını, işi nereye götüreceğini hesap edebilecek uzmanlar yok mu?
ÖSYM inadı bırakıp LGS ile ÖYS'yi birleştirmeli, sadece bu seneye mahsus tek imtihan sistemine dönmeli. 2. imtihandaki sorular azaltılır, azaltılan soru kadar birinci imtihan yerine geçecek bölüm oluşturulur.
Bu badire atlatıldıktan sonra yeniden yapılanma mı olur, eleman takviyesi mi olur, sistem mi rötuşlanır bir yol bulunur.
40 yıllık kurumun kırkıncı yılda içine düştüğü bu durum acemilikle, personelin büyük ekseriyetinin değişmesiyle açıklanamaz. Kim parmak attıysa iyi atmış, niye attığını bulmak kurumdakilere değil devletin diğer organlarına düşer.
Savcılık soruşturmasıyla olacak iş değil.

