ÖSYM işi patladığı gün arkasının nasıl geleceği belli olmuştu.
Artık o saatten sonra acaba söylenenler doğru mu, demenin faydası yoktu. Bu işler tüpten boşaltılan diş macunu gibidir. Hadi tekrar boşalttığımızı ya da başkalarının boşalttığını dolduralım demekle olmaz. Birilerinin teminat vermesi, kefil olması da yetmez. Nitekim yetmedi. Eğitimci olmadığım halde her işe karışan emekli albaylar ve muvazzaf generaller gibi bir çözüm yolu önerdim. Bu saatten sonra imtihanı tekrarlamak olmaz, 2. imtihana yeni bir bölüm ilave edilir, süre biraz uzatılır, yeni bölüm ilk imtihan yerine geçer, dedim. Kamuoyu zaman içinde bu noktaya geldi. Ancak bu iş patladığı zaman sebepleri konusunda farklı düşünüyordum. O zaman iş yükünün getirdiği yılgınlık, ihmal veya çok küçük bir menfaat grubunun küçük oyunu gibi gelmişti bana. Şimdi daha büyük şüphelerim var. YSK'nın vetosuna benzer bir manipülasyondan şüpheleniyorum. Bu işlerde de bir parmak var. Bu parmağın eski kadroyu mu sıradan insanları mı kullandığının önemi yok. Kopya iddialarına karşı alınan tedbirler de incitici. Öğrencileri sanık gibi içeri almak.. Tepeden tırnağa aramak vs. çözüm değil. İmtihan iptal edilse de, yenilense de eğer böyle bir mekanizma varsa aynı şeyleri yine yapabilir. Bu işle uğraşanlarını hedefini bilmek lazım. İma edilmeye çalışıldığı gibi birilerini kayırma ve avantajlı konuma geçirme işine.. Veya eski kadroların yeni ekibi zorda bırakmak için yaptıkları işe benzemiyor. Burada imtihana giren 2 milyona yakın insandan, aileleriyle birlikte yaklaşık 8-10 milyonluk bir kitleden söz ediyoruz. Bu kitleyi bir bahane ile tedirgin etmek, sonuç itibariyle terör yoluyla bir bölge halkını bezdirmekten farklı bir şey değil. Yeni bir metot.. ... Bakın benzer konu dediğimiz YSK olayında yeni şüpheler ortaya çıktı. Bazı yapılanmaların bağımız adaylardan bir kısmının veto edileceğinden 15 gün önce haberdar olduğu, veto kararından sonra yapılacak gösteriler ve eylemler konusunda hazırlık yaptıklarına dair bilgiler var. Bu beklentiyi boşa çıkarması gereken mekanizmanın devletteki adı ne? Yok mu, var da dalgınlığına mı geldi.. Veya işin boyutunu mu öngöremedi? .... İşi bilen birilerinin ÖSYM merkezine tedbirin ne olduğu konusunda bilgi vermesi lazım. Kapıdan her gireni aramak, tuvalete gitmeyi yasaklamak, herkesi askerî düzen içinde oturtmak tedbir değildir. Olsaydı bu işler başımıza gelmezdi.

