Prof. Ziya Kazıcı, 980-82 yılları arasında
Süleymaniye Kütüphanesi''nde araştırma yapan
30 yaşlarında bir Amerikalı ile tanışır.
Amerikalı doktora tezi için çalışma yapmaktadır. Çalışmanın bütün masrafları Amerikan
hükümeti tarafından karşılanmaktadır.
16. yüzyıl Osmanlıcasını iyi bilen bu şahıs, Prof. Kazıcı''dan yardım ister.
Arzusu, İstanbul başta olmak üzere ilgili kütüphanelerde beraber çalışmaktır.
Bunları Prof. Ziya Kazıcı''dan dinleyip bize nakleden Ahmet Sarbay...
Amerikalı''nın tez konusu
İmam-ı Birgivi.. Siyasal bilimler okuyan birinin bizim tarihimizde yer alan, ismini çok az kimsenin bildiği bir din âlimi konusunda
araştırma yapmak istemesi
Ziya Beyi şaşırtır.
Her neyse.. yardımcı olur, İmam-ı Birgivi''nin kitaplarını ve hakkında bilgi veren eski kaynakların hepsini tararlar. Bu arada fıkıh konularına dalarlar.. Adam eni konu İslam fıkhının bazı konularını öğrenmektedir. İki sene sonra tez biter, tezinde kullanılmak üzere Birgivi ilçesine gider, halkla röportaj yapıp, tezinde kullanır.
Sonra çalışmasını
okuyup tenkid etmesi için Ziya Beye verir.
Tezde o dönem insanının ve sosyal yapısının anatomisi mükemmel bir şekilde ortaya konmuş. Tezin son söz kısmı
birkaç cümleden oluşuyormuş.
*İmam-ı Birgivi
mükemmel bir bilgindir.
*Heybetlidir.
*Son derece yakışıklıdır.
*İyi giyinmeyi sever, hitabeti muhteşemdir.
*Son derece otoriterdir.
*Merhametlidir.
!*Bildiğini açıkça söylemekten çekinmez. Yanlış bir karar üzerine dönemin sultanının huzuruna destursuz girip, "Eğer bu işi böyle yaparsan yarın Hakkın divanında
bunun hesabını asla veremezsin" diyecek kadar fütursuzdur.
*Fıkıhta ruhsatla amel etmeyi acizlik görür. Azimetle amel edilmesi gerektiği anlatır ve kendisi de böyle amel eder. Günümüzde yaşasaydı halk onun
vaaz vereceği yerleri lebalep doldururdu. Ancak onun azimet tavsiyesini hiç uygulamaz ruhsatla
işi idare ederlerdi.
.....
Amerikalı bu tespitlerden sonra
tezine şu mealdeki cümlelerle devam eder:
Bir dönem bu şahıs, Türk milletini peşinden sürüklemiştir. Bu milletin önderi olan kişilerin hepsinde bu özellik görülür.
Ziya Bey, bu olayı şöyle yorumlamış:
Amerikalılar Osmanlı''yı çözmüşler, onların metodlarıyla çalışıyorlar. Bu milleti de çözmüşler. Millet olarak zaaf ve heveslerimizi
taa derinliklerimizden öğreniyorlar. Yarın birgün üzerinde çalışacakları
şahıs mümkün olduğu kadar İmam-ı Birgivi''ye benzeyecektir.

