Bu ülkenin çalışabilir yaştaki insan sayısı 26 milyon. Sendikalı işçi sayısı 1 milyon bile değil.
Bu rakamın da yüzde 90'ı kamu çalışanı.
Sendikalara rağbet yok. Sendikalar hak arama kapısı olmaktan çıkmış.
Geçmişte bazıları adet yerini bulsun, Batıda var bizde de olsun diye kurulmuş. Bazıları manivela olarak kullanmak için kurulmuş.
Bazıları da tepki olarak, kurulmuş.
Kamuoyundaki imajları çok düzgün değil.
Bu kanaate 1 mayıs olayları vesilesiyle varmış değilim. Dün yaşananlar başka birşey. İşçiyle, hakla, kutlamayla bir ilgisi yok. Bizim gıyabımızda bizim için bilek güreşi yapanların bir denemesi..
Bu problemi çözmek çok kolay da değil.
Bazıları diyor ki Taksim'e çıkmak yasak demek yerine izin verselerdi bu gerilim yaşanmazdı. Kontrolün kimde olduğu belli değil ki..O toplantıda birileri ortalığı karıştırmak için 25-30 metrelik çukurlara 40-50 kişi yuvarlasa..Veya hercümerc ortamında insanlar oralara düşse katliam ithamında bulunurlardı. Kimse sorumluluk sendikaların demezdi. Göze alınabilecek bir risk değildi. Maksat üzüm yemek olsaydı, vilayetin gösterdiği yerde kutlamalarını yapar dağılırlardı.
Benzeri gerilimleri önümüzdeki iki yıl boyunca hep beklemek lazım. 1 mayıs bahane..Bir mayıs olmaz başka bir bahane bulunur. Bizim dışımızda bizim için kavga eden taraflardan birinin galibiyeti ile içerisi de durulur.
....
Sendikacılık başka birşey.. Çok tutarlı da değiller..28 şubat döneminde biri hariç diğerlerinin askerle müşterek çalışmaları hâlâ hafızalarda..Aynı sendikaların 12 Eylül'de sus-pus halleri de unutulmadı.
Belediyeler temizlik işlerini taşeronlara devretmemiş olsalardı Türkiye her sene birkaç ayını temzilik işçilerinin grevini, maaşını, yürüyüşünü konuşarak geçiriyor olacaktı. Varsa marifetleri gidip taşeron firmalarda çalışanları organize etsinler. Hazır kamu çalışanını kaydetmek, iltimasla kaydetmek marifet değil. Keşke belediyelerin bütün birimleri kadrolu elemanlara değil özel sektör firmalarına devredilse..İlk bakışta haksızlık gibi görünüyor ama değil..Düşünsenize TOKİ yüzbinlerce ev yapmış..Bu işi müteahhitlere yaptırıyor. Bunun yerine belediyeler gibi kadrolu işçi, kadrolu mühendis, kadrolu marangoz, kadrolu parkeci, fayansçı, boyacı istihdam etse..sayıları 80-100 bin olur. Attıkları taş ürküttükleri kurbağaya değmez. Kadrolu çalışanlarla bugüne kadar yaptıkları binaların dörtte birini 4 katı fiyata malederlerdi.
Sadece belediyeler değil kamu kurumlarının ekseriyetini kapağı atanın emekli oluncaya kadar yapışıp kaldığı bu personel mevzuatından kurtarmak lazım. Sendikalar özel sektörde üye arasınlar.

