Kaydet
a- | +A

Yerine göre hamaset de lazım ama bu işin miktarını, tadını, tuzunu iyi ayarlamak şartıyla. Dört tane afilli cümleyi 40 yıl boyunca sakız gibi çiğneyerek, "bugüne kadar geçinip geldik" deyip bundan sonra da geçinebileceğinizi zannederseniz aldanırsınız. Milli irade, milli iradenin tecellisi, irfanı hür vicdanı hür nesiller yetiştirmek, dirayet ve azamet, kararlılık, sosyal hukuk devleti, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı... Bu kavramlara bizim kadar eziyet edenini gösteremezsiniz. Gerçi Allah için, eskisi kadar kullanılmıyor, bunda bizim gibi bezmiş bıkmışların, içini boşaltarak fonksiyonunu azaltanların da payı var. Bu ülkede kararları tartışılır olmaktan çıkarmanın iki yolu var, biri "bu ulasal politikadır" demek. Bir karara ulusal deyince ulasal olmaz ki.. Muhakeme yeteneğini tamamıyla kaybetmeyenler şöyle anlar: Demek ki bu iş, görmedim, duymadım, bilmiyorum, bir hikmeti vardır kategorisine giriyor.. Akıl yürütmeyin, sağda solda vıdı vıdı etmeyin.. diyorlar. Alman da seçim yapıyor, "Çok şükür, milli irade tecelli etti" demiyor. Hadi onların milli derdi yoksa federal irade tecelli etti desinler.. Onu da demiyorlar.. Amerikalının da milli irade, milli politika, milli karın doyurma derdi yok. Ne hikmetse bu dert sadece bizim. Biz her fırsatta, her vesile ile vurgulama ihtiyacı duyuyoruz. Bu da şüpheye sebeb oluyor. ..... Ölçülebilir şeylerden sözetmek hiç işimize gelmiyor. Mesela milli gelir ölçülebiliyor.."Biz öyyyyle büyük bir gelirin sahibiyiz ki.." diyemiyoruz. Şöyle çözüm buluyoruz. Ölçülen tartılan işler hükümetlerin görevidir. Biz devletiz, devlet kilo ile metre ile ilgilenmez.. Kullandığı terminoloji mukaddestir, tartışılmaz. Veya sadece biz tartışırız. Siz kimsiniz abi?

Bir soru sordu!..

Cumartesi günkü habere takılıp kaldım. Kilis, Elbeyli''de Ermeni Soykırımı konulu bir panel düzenlenmiş. Bir öğretmen de, panalistlerden birine bir soru sormuş. Demiş ki: -Ermenilerin güçlü lobileri ABD ve Avrupa''ya soykırım yapıldığını kabul ettirirse ne olacak? Öğretmen önce tutuklanmış. Huzur ve sükunu bozma iddiasıyla.. Sonra açığa alınmış. Sonra kefaletle serbest bırakılmış ama mahkemesi devam ediyormuş. Beraat ederse geri dönebilir mi, dönse bile bir daha kendini toparlayabilir mi? O kısmı belli değil. Bugünden belli olan, bu konularda bu kadar yıldır bir arpa boyu yol gidemediğimiz.

İzin

Başbakan, Ayşe Önal''a, "Sistem hükûmet olmaya izin veriyor, iktidar olamıyoruz" demiş. İktidar sistemin iznine tabi.. Sistem kimden izin alacak?

ÖNE ÇIKANLAR