Eskiden seçim öncesinde uyduruk da olsa sokaklara, yollara asfalt dökülürdü. Makyaj yapılırdı. Çukurlar kapatılırdı. Galiba bu seçim öncesinde göstermelik hizmetlerden mahrum kalacağız. Yeniden aday olmayan başkan, niye yırtınıp dursun. Kendini misafir gibi hisseder, mecbur kalmadığı işlere el atmaz. Zaten bürokrasi de el altından ayak sürter. Yeni gelecek olana, geleceği şimdiden belli denilene yaranmanın, ulaşmanın hesapları yapılır. ..... 99 seçimlerinden önce, İstanbul''u ağaçlandırma fonunda bir miktar para kalmıştı. Şu andaki ekip, seçilememe ihtimaline karşı, iki ay içinde bu fonun tamamını değerlendirmiş, yola kaldırıma, caddeye sokağa ağaç diktirmişti. Asfaltlamanın hem prosedürü farklı hem de zaman kalmadı. 20 günde yapılabilecek fazla birşey yok. ..... Gürtuna Başkanı geçen gün biraz hüzünlü gördüm. İstanbul gibi bir yerde belediye başkanlığı yaptıktan sonra tatmin olunabilecek bir hizmet sahası bulmak kolay değil. Dalan, kendini eğitime adayıp tatmin oldu. Özel liseler, özel üniversite, yeni bina, kampüs derken avunup gitti.. hâlâ gidiyor. Bakalım Gürtuna nasıl bir hizmet yolu seçecek. Belki medya patronu olur. Siyasetten elini eteğini çeker.. Belki bekler, yeni bir seçimde şansını dener. Ben olsam, İstanbul Belediye Başkanlığı yapanlar için, ömürlerinin kalan kısmında, özel ofisinin, sekreterinin, korumasının, şoförünün masraflarını karşılayabilecek özel bir emeklilik statüsü üzerinde çalışırım. Bir dikili ağacı bile olmayan bu insanları mağdur etmek bize yakışmaz.
Mal beyanı Mal beyanında bulununca ne oluyor.
Ne oluyorundan daha önemlisi, bu iş bir faziletmiş, lütufmuş gibi sunuluyor. Kamu hizmetine talip olmuşum, beyanda bulunacakmışım, iki evim, bir arabam, üç arsam var, diyecekmişim. Sonra hizmet bitince tekrar beyanda bulunacakmışım. Malımda mülkümde bir değişme olmuş mu bakılacakmış. Şimdiye kadar bakılmış mı? Bakılmış.. Birşey bulunmuş mu? Bulunmamış. O zaman evcilik oynamaya ne gerek var? Ben böyle bir hizmete talip olsam, tayin edilsem, el yordamıyla seçilsem.. Malım mülküm bir gram artmaz. Artsa da belli olmaz. Mal mülk artınca bunu gizlemenin
tek yolu birinci, ikinci, üçüncü dereceden akrabaların üzerine kaydettirmek mi? Bu kadar akılsız olan birisi zaten oralarda tutunamaz. Akıllılar için de alternatif yollar sayılamayacak kadar çok. En masumu eğitim hizmetlerine el atmak.

