Zurnanın zırt dediği yerin neresi olduğunu bundan sonra göreceğiz. Tencere dibin kara diyerek böbürlenenler, kasım kasım dolaşanlar, vatan, millet, milli çıkarlar, stratejik önem lafı edenler.. Onların da vaziyeti pek iyi değil. Eğer çıkış yolu arıyorlarsa Demirel teorisi işe yarayabilir. Neydi o teori? Münferit olayları bir kuruma maletmemek. Efendim bir kurumda bir adam kötü bir iş yaptı diye bütün bir kurumu töhmet altında bırakamazsınız. Eeee, o zaman çare ne? Çürükleri ayıklamak. İki yol var.. Bu temizliği herkesin gözü önünde yapmak. Bazılarını ekranlarda teşhir ederek kulak çekiyorlardı ya.. Ya da, biz baktık, ettik, inceledik.. Üç beş kişi vardı, onları da temizledik. Artık tertemiziz, emin olabilirsiniz demek. Bana sorarsanız birinci yolu tercih ederim. Herkesin gözü önünde yapsınlar. Ali menfaatler klasöründeki dosyaları da incelesinler. İhaleleri de incelesinler. Ortaklıkları da incelesinler. Akrabalık bağlarını da incelesinler.
Kimden alınıp kime satıldığına da baksınlar. ... Şimdilik eveleyip geveliyorum belki bir müddet sonra, "Yahu ne söyleyeceksen söyle" dediğiniz zaman daha rahat söyleyebileceğim. Bizim yapıda işin içine kamu girdi mi yolsuzluk da giriyor. İstisnası yoktur. İki kişinin karşılıklı alışverişde alavere dalavere varsa o iş nihayetinde iki kişiyi ilgilendirir. Ama taraflardan biri kamu veya kamu adına alan-satan ise hepimizi ilgilendirir. Evrakların mevzuata uydurulması işi temize çıkarmaz. O işte vergi mükellefi olan herkesin hakkı vardır. ..... Milletvekillerinin dokunulmazlık zırhına büründüğü söyleniyor. Onların üç yıllık zırhından ne olacak. Daha kalın zırhlara bürünerek hesap vermeye tenezzül dahi etmeyenler var. Bu işlerin bir ucunun oralara da gitmesi zayıf bir ihtimal değil.

