Ara sıra TRT Şeş''e bakıyorum. Eğlenceli oluyor. Konuşulanları anlamasam da Kürtlerle yapılan mülakatları dinliyorum. İlgimi çeken kelime olursa sözlüklerden Türkçe karşılığını arıyorum. Ekranda hangi kelimeyi nasıl yazdıklarına bakıyorum.
... Bundan 20 sene önce böyle bir kanaldan söz edilseydi, teklif edilseydi yer yerinden oynardı. Biz seksenli yıllarda "Kürt yoktur, onlar karda yürürken kart kurt sesi çıkaran Türklerdir" tezinin arkasındaydık. Bugün böyle bir kanalı kimse yadırgamıyor. Oysa o günlerde konuşulmasına hatta ima edilmesine bile razı değildik. Razı değildik de ne oldu, sorusunun muhatabı kim sizce? Bu sorunun cevabını kimden beklemeliyiz. Kime demeliyiz ki, önünde sonunda geleceğimiz bu noktaya gelmemek için niye bu kadar bedel ödettiniz? Daha beş sene öncesine kadar kanal kanal dolaşan devlet ileri geleni sayılan bir büyüğümüz, "Efendim böyle saçmalık olur mu, TRT Kürtçe yayın yaparsa yarın diğerleri de kendi dillerinde yayın ister. Kaldı ki Kürt gruplar da birbirini anlamıyor. Birinin anladığı dilden yayın yapsanız öbürü anlamaz" diyordu. Ben de, "derdi bize mi düştü siz serbest bırakın isteyen istediği dilde yayın yapsın, maliyetini karşılayabiliyorsa iki tane televizyon kursun..Siz temel prensipleri tespit edin ve sadece denetleyin" demiştim. Yine TRT çatısı altında olmasına sıcak bakmıyorum. Ama bir başlangıç olarak belki makul karşılanabilir. Bu işin doğrusu, özel sektöre devretmektir. Belli bir müddet destek bile verilebilir. .... Gelelim asıl konuya. Nasıl ki Kürtçe televizyon konusunda 20 sene önce kıyamet koparacak teklifler bugün normal sayılıyorsa bugün kıyamet koparacak teklifler 20 değil 10 sene sonra gayet normal karşılanacak bu ülkede. Neler olacağını öngörmek bizim işimiz değil. Devleti sahiplenenlerin işi. Bari bu sefer bedel ödetmeyin.

