Üniversitenin yolu dershaneden geçiyor. En önde gelen veya öyle zannedilen liselerin öğrencileri bile dershaneye gitme ihtiyacı hissediyor. Bu işin açıklaması nasıl olur? Mevzuatta gerekli düzenleme yapılsa, başarılı dershanelere lise diploması yetkisi de verilse, aynı başarıyı yakalayabilirler mi? Rakamlar yalan söylemez ama yalan rakam söylenebilir. Yani kendinize göre istatistikler yapabilir, işe sadece şurasından bakarak başarı oranımız yüzde 99 diyebilirsiniz. Seçme üç beş öğrenci bulabilirsiniz. İşler göründüğü gibi değil, diyebilirsiniz. Ama görünen kısmına bakınca böyle bir sektör var ve her geçen gün büyüyor. Sanki ortaokula, liseye usulen gidiliyor, dershane olmazsa olmaz kabul ediliyor, oraya önem veriliyor. Bu işi lise birden başlatanlar var. Anadolu liselerini de hesaba katarsanız ortaokulda dershane macerası başlıyor. Dershaneleri başarılı kabul edip sebep sıralamaya kalkışırsak onlarca şey söylenebilir. Liseler müfredata mahkum.. Dershanelerin böyle bir derdi yok. ÖSS''de sorulan soruları esas alıp kendilerine göre bir programla öğrencilerini hedefe hazırlıyorlar. Bu serbestliği yabana atmayın. Milli Eeğitim dershanelerin müfredatına da el atsa, hepsi ücra köşelerdeki liselerle aynı seviyeye gelir. Üniversiteye öğrenci hazırlayamaz olur. Eğer bu tahmin doğru ise tersi de doğrudur. Liselerden elini çekip birkaç şart dışında her okula müfredatını belirleme, kendine göre program yapma, okulunu dilediği tarihte açıp, dilediği tarihte tatile sokma, hakkı verse imtihanla öğrenci alan liseler, seçerek öğrenci alabilen özel okullar, arayı iyice açacak hale gelir. Eğitime önem vermek Türkiye''nin yuvarlak laflarından biri.. Önem verip de ne yapacaksınız. eğitimin yakasını bırakın, yüzlerce lise dünya üniversitelerine öğrenci yetiştirecek hale gelir.
Zengin komşu Çocuk arkadaşının evine ilk defa gitmişti. Dönüşte babasına heyecanla; -Baba ya, Ahmetler çok zengin, dedi. Baba evden, eşyadan, arabadan sözedeceğini zannederek sordu: -Nasıl anladın? -Kapının girişinde bir koli çikolata vardı. -Belki çikolata kolisidir; içinde başka birşey vardır.. -Yok ya, ağzına kadar doluydu..

