Eskiden ulaşabilenler, çocukları belli bir yaşa gelince Vehbi Koç''a götürür, tavsiyelerini alırmış. Koç da üç aşağı beş yukarı her gelene aynı tavsiyelerde bulunurmuş: On parmak daktilo öğren. Ehliyet al. Yabancı dil öğren. Ev almadan otomobil alma vs. Şimdi hayatta olsaydı yanına gidenlere nasıl bir tavsiyede bulunurdu acaba? Yabancı dil tamam, daktilo da bilgisayar olsun, o da tamam..Ehliyet tamam..İyi bir üniversite tamam.. Sonra hangi kapıyı çalmak lazım? Bütün bu vasıflar ancak sıraya girmenize imkan veriyor. Sıradakiler hep başkasına muhtaç. Sıraya girmeden iş yapabilecek durumda olanların ne yabancı dile, ne ehliyete, ne de bilgisayarlara hitiyaçları var. Hepsi ve herkes emirlerine amade.. Bütün yatırımlarımız, eğitim anlayışımız, istikbal hesaplarımız sıraya girecek adamlar üzerine..Milyonlarca insanla uğraşmak yerine üçyüz tane, beşyüz tane nihayetinde bin tane sıradışı insanla ilgilenecek, onların önünü açacak, en azından bir kaşık suda boğmayacak yapı kurulsa..kurulabilse sıradakiler de rahat eder.
Gözü olanın..
İki adam var, hemen hemen aynı yaştalar. İş hayatına atıldıktan sonra, biri gidip hazine arazisine gecekondu yapmış, yerleşmiş, sonra üstüne bir kat çıkmış, sonra yanına ilave yapmış..Sonra af çıkmış, bölge imara açılmış..Arazi kıymetlenmiş. Müteahhitler kapısına dayanmış..Ver gecekondunu sana üç daire iki dükkan verelim demişler..Üç daire iki dükkan dediğiniz o bölgede 500 bin dolardan fazla.. Öbürü maşallah bir kooperatife yazılmış, ömrünün yarısı taksit ödemekle geçmiş, şanslılardan olduğu için emekliliğine yakın alınteriyle aldığı evine yerleşmiş..şimdi ucunu ucuna denk getirmenin hesaplarını yapıyor. Tercih hakkı olsa hangisinin yerinde olmak isterdiniz, diye soracağım..Burada mizaç ve yetişme biçimi de devreye giriyor. Tercih yerine şunu soruyorum. Ticaret yapmış, almış, satmış, belli şeylerin sahibi olmuş olsa..söyleyecek sözüm olmaz. Ama yanlış doğru, ortada bir kural varsa..Bu da kural ihlali ise sorumlusu kim..Hukuki sorumlusunu aramıyorum. Vicdani sorumlusu kim..Yapanlar mı, heveslenip de yapamayanlar mı, yaptığının yanına kâr kaldığını görenler mi?
Âcil Düşman hattı
Birkaç gündür düşmansız kaldık. Konu komşumuz, müttefiklerimiz bizi öfkelendirecek birşey yapsa da galeyana gelsek..Onlar yaz rehavetine girdiyse içerden bir düşman bul sak..Şöyle okkalı bir beyanata hedef olabilecek..Biz aşsız, ekmeksiz, susuz birkaç gün durabiliriz ama düşmansız duramayız. Yok mu yeni iç düşmanlar dış düşmanlar..Hiç olmazsa eskilerini kalaylasak..

