Türkiye bir uzmanlar cenneti.. Bazıları sadece Temmuz başında konuşmaya başlıyor. Temmuz ayı geldi mi vatandaşı uyaran bu uzmanların ne dediğini hepimiz biliyoruz: 12-15 arasında dışarı çıkmayın. Bol bol su için. Tuzlu ayran için. Şeker, kalp ve astım hastaları kendine dikkat etsin. Aşırı soğuk içmeyin. Kırmızı etten uzak durun. ..... Bursa''daki iki vatandaşımız her sene konuşan bu uzmanları duysaydı dondurma yeme yarışı yapıp ölmezdi.
DOKUZ GÜNLÜK BAYRAM TATİLİ UZMANLARI Bazıları dokuz günlük tatil öncesinde:
Aman dikkat.. Trafik canavarı olmayın. Hatalı sollama yapmayın. Yola çıkmadan önce aracınızı kontrol ettirin. Uykusuz yola çıkmayın.
KARNE UZMANLARI
Çocuğunuza baskı yapmayın, evden kaçabilir. Ona kızmayın.. Bir dahaki sene daha iyi olacağını söyleyin.
DEPREM UZMANLARI Geçen sene "laf ola beri geleciler"e bir de deprem uzmanları eklendi. Faylar, yatay atım, düşey atım.. Hepsini ezberledik. En güzel uzman Işıkara hoca. Bin kilometre yol tepiyor, çocukları, memurları, işçileri bir salona dolduruyorlar o da bir cümle edip dönüyor: Depremle yaşamaya alışmalıyız. Her yerde aynı cümle.
ERZAK UZMANLARI Bu gruba giren uzmanlar da evin kolay ulaşılabilir bir köşesinde radyo, el feneri, bir şişe su bulundurmamızı tavsiye ediyor. Deprem olur, enkaz altıda kalır ve ölmez isek su içip radyo dinleyip, fenerle sinyal verip gelip bizi kurtarmalarını bekleyeceğiz.
ÖZETLE: Sıcaklarda tuzlu ayran içeceğiz, dokuz günlük tatillerde hatalı sollama yapmayacağız, çocuğumuz zayıf karneyle gelirse kızmayacağız, evin bir köşesine el feneri ve su koyacağız.. Ormanlarımıza izmarit atmayacağız. Ne yapacakmışız?.. Uzmanlar diyor ki..

