Şu kargaşa ortamında bile bazıları dürüstlük abidesi zannediliyor. Yolsuzlukların üstüne giden büyük adam, bağırsaklarımızı temizleyen kahraman, hortumcuların ensesindeki arslan vs. Tam Türk''e göre muhabbet. Peki ortada ne var? TV görüntüleri.. Birileri kelepçeleniyor, otomobillere bindiriliyor.. Gözaltına alınıyor. Sağlık muayenesine götürülüyor, oradan çıkarılıyor, başka yere götürülüyor. Biz de vay namussuzlar diye seviniyoruz.
Altı ay içinde karara bağlanan, "Evet bu adamlar şu suçu işledi, bu cezayı aldı" denilen birini tanıyor musunuz? Ben tanımıyorum. Tek bildiğim savcılık birileri hakkında 5000 yıl hapis cezası talep etmiş. Siz şöyle düşünebilirsiniz: "Vay beeeee, adam ne haltlar yemiş ki hakkında 5000 yıl ceza isteniyor." Çünkü bugüne kadar duyduğunuz en yüksek ceza (idam dışında) müebbettir. O da 70 yıldır, 80 yıldır özeti ölünceye kadardır. Kuralları netleştirmek ve ilan etmek işimize gelmiyor. Karartılar altında bazı şeyleri farkeder gibi oluyoruz. Son altı ay içinde temizlik operasyonuna bulaşmayan bir kurum kaldı mı? Türk Dil Kurumu''ndan, Devlet Tiyatrolarına , belediyelere, Tedaş''a, Teaş''a, gümrüklere kadar her yerden birşeyler çıkıyor diye biliyoruz. Bankacı deyince sahtekarlar aklımıza geliyor. Ama bir kurum var ki, orada hiç yolsuzluk olmuyor. Hiç sahtekar çıkmıyor. Herkes dürüst. Herkes namuslu. Herkes mert. Herkes kahraman. Acaba nasıl oluyor da bu ülkenin bütün dürüstleri, namusluları, çalışkanları orada toplanıyor.. Onu da bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey bir kahraman bakanımız var, yalınkılıç ortalığı temizliyor. Rolü bitip sahneden indiği zaman şaşırmayasınız diye söylüyorum: " Aaaaa, bu adam mı kahramanmış, ortalığı temizlemiş" diye şaşırmayın. Kimsenin bir yeri temizlediği yok. Birileri yapıyı değiştiriyor, bizi de bizim anlayacağımız dilde bağırtıyorlar: Bazılarını kahraman zannedip alkışlıyoruz, bazılarını yolsuz hırsız ilan edip yuhalıyoruz. Aslında biz başkasına çalışıyoruz. Niye bağırdığımızı, kimin için bağırdığımızı anlayıncaya kadar atı alanlar Üsküdar''ı geçmiş olacak.

