Kaydet
a- | +A

Devlet yalan söyler mi?

Söyler.

Devlet nasıl yalan söyler?

Kurumları eliyle söyler. Bizde insanlar kurumun hangisi olduğuna pek bakmaz. Bir evrakın altında mühür ve imza, köşesinde de tarih, sayı, girdi, çıktı kaşesi varsa evrak devletindir diye bakar. Mesela adam gözaltına alınmış. Mevzuat gereği girerken çıkarken sağlık kontrolünden geçirilmiş. Rapor: Hiçbir problemi yoktur. Oysa adam komalık..

... Bir kız çocuğu arazide öldü. Bilirkişi nasıl öldüğünü araştırdı: Ceylan''ın, elindeki tahra (budama bıçağı) ile vurduğu bombaatar mühimmatının patlaması sonucu öldüğünü söyledi. Sonra çeşitli uzmanlar, avukatlar, insan hakları dernek yöneticileri 50 tane soru sordu..Bırakın cevaplarının ne olduğunu, sadece bu sorular bile bu işin raporda anlatıldığı gibi olmadığı kanaati uyandırıyor insanda. Şimdilik tam ispat edilmediği için bir şey söyleyemiyoruz ama muhtemelen bu açıklama da yalan. Genelde soruşturma sonunda anlaşıldı ki, görüldü ki, kanaatine varıldı ki ile başlayan raporlar da yalan oluyor. ... Karakollarda okudum, gördüm imzaladımlı kâğıtlar da. Resmî yazışmalarda sorulan sorulara verilen cevaplar da. Bir fütursuzluk hâli var. Korkusuzluk.

Şu anda sanık olan eski adli müşavir döneminde çeşitli mahkemelerden gelen sorulara verilen cevaplar var. Çoğu yokturla bitiyor. Yıllar sonra yok denilenlerin var olduğu anlaşıldı. Bu ne demek cevap yalanmış. Orada da bir korkusuzluk var. Demek ki, o cevapla tatmin olmayanların işin aslını araştırıp hesap soracakları bir mekanizma yok. Bir başka olay gündeme gelecek de devir değişecek de, başka konuların arasında o konunun da aslı anlaşılacak. ... El bombası işi de aynı olmuştu. Önce kaza sonucu patladı denildi. Sonra kaza olmadığı açıklandı. Yarın bir gün gerçekten bir kaza olsa..Kaza sonucu.. açıklaması yapılsa kamuoyu nasıl algılar? Bu insanların fütursuzluğunun sebebi her ne ise biraz da o işe kafa yormak lazım.

ÖNE ÇIKANLAR