Kaydet
a- | +A

Cami yaptırdın, Diyanet'e devredeceksin.

Okul yaptırdın MEB'e teslim edeceksin.

Adı da hayır olacak.

Geçmişte hayır için bu işleri yapanların vakıflarına ve mallarına el koyacaksın adı yeni düzen olacak.

Polise oto alacaksın, adın hayırsever işadamına çıkacak.

Uygulamanın, konulan kuralların, kararların, teamüllerin iler tutar bir yanı yok ki.. Hepsi birbiri ile çelişiyor.

Vatandaş mahallesinde, sitesinde cami yapmışsa nasıl yürüteceğine kendisi karar versin.

Sevilen sayılan bir imam bulsun.

Masrafları karşılasın.

Mahalleli isterse ileri gelenlerin himayesinde Kur'an-ı Kerim kursu açsın..

Kurs yazın da hizmet versin, kışın da versin.

İlgili kurumlar denetlesin.

Neyi denetlesin? Deklare edilenin, beyan edilenin dışında bir faaliyet var mı, suistimal var mı sadece ona baksın.

Ne yapılacağına karar vermesin. Bu tip hizmetlerde ne yapılacağı konusu devletin işi değil.

Biz alışık olmadığımız için böyle hizmetlerin vatandaşa devredilmesinin kaosa sebep olacağını zannediyoruz.

Herkese garip bir korku sinmiş.

Devredilecek iş var, devredilmeyecek iş var. Zengin bir vatandaş adliye binası yapsa bana devredin, adaleti ben dağıtacağım diyebilir mi?

Karakol yaptım, gerisini bana bırakın da olmaz.

Denetim (teftiş) ne demek?

Milli Eğitim okulları denetler.. Giden müfettişin aradığı şartlar..kimin yarasına merhem olacak konulardır.

Müfettiş subaylar askeri birimleri denetler.. Üst komutanlar denetler.. Herşey evrak üzerinde işin ruhuyla ilgili bir denetim yok.

İmza tamam mı, mühür tamam mı, 4 artı 5 eşittir 9 eder, burada 8 yazıyor vs.

Bir işveren sahibi olduğu marketi nasıl denetler?

Bir bankanın merkezi şubeyi nasıl denetler?

Denetleme öyle olur.

...

Deprem oldu, güya tedbir aldık.

Yapı denetim firrmaları kurduk.

Denetleyenlerin çoğu inşaatın nerede olduğunu bilmez.

Mevzuat böyle, at imzayı işine bak.

....

Okul, hastane, cami, inşaat, karakol.. Hiç farketmez. Önce anlaşılabilir, yalın kurallar konur ve ilan edilir.

Sonra herkesin bu kurallara uyacağı varsayılır.

Sonra kurallara uyulmaması halinde müeyyidenin ne olduğu ilan edilir.

Sonra herkese kolay gelsin, denir.

Kamu otoritesi isterse 2000 tane inşaattan 20 tanesini denetler. Ama namuslu denetler. Kural ihlali varsa müeyyidesini acımasızca uygular.

Bunu duyan cezaları gören 1980 kişi zaten korkudan ayağını denk atar.

Ben belediye olsam inşaat yapmak isteyen birinden hiç evrak istemem..O parsel için şartlar şudur, şartlara uyulmamasının cezası budur, bu evrakı oku, altını imzala, inşaata başla derim.

Altını imzaladığı evraktaki şartlara uymayanın hem binasını yıkarım, hem yıkma parası alırım.

....

İnşaatı geçtim bu devir olmuş, daha hâlâ insanlardan sabıka kaydı isteniyor.

Ne yapacağım adamın kaydını.. Bana beyanı yeter. Sabıka kaydının olmadığını beyan edip gitsin. Yanlış beyanda bulunduğunu ispat etmek karşı tarafın işi.. Varsa şüphen araştır, yanlış beyanın hesabını sor, yakasına yapış, sözüne güvenilmez adam muamelesi yap.. İbret olsun diğerlerine..

Özeti: Teftişin ne olduğunu bilmiyoruz. Kamu kurumlarının hiçbiri denetlenmiyor. Denetlemenin ne olduğu hem bilinmiyor hem de bizim yapı sahtekârlık üzerine kurulduğu için denetlenemiyor. Kuralları birbiri ile çelişiyor. Çoğunun ayakları yere basmıyor. Gerçek denetleme tarafların işine gelmiyor.

ÖNE ÇIKANLAR