Kaydet
a- | +A

Nedense erken seçim olacağına bir türlü inanamıyorum. Erkenden kastım bu sene içinde yapılacak bir seçim. Zaman zaman yapılan anketlerin yanılma paylarını da dikkate alarak baktığımız zaman parlamentodaki mevcut partilerin yarısından çoğu baraj altında kalıyor. Öbür yarısının sıkıntıları var. Kimini büyüklerimiz beğenmiyor, kimi büyüklerinin yasağının kalkmasını bekliyor. Hangi milletvekili, "Biz kararı alıp evimize gidelim de başkaları gelsin" der. Bu işe biraz gönüllü olsalar yapacakları çok basit bir iş var. İki turlu sistemi kabul etmek. Daha önce hatırlatmıştım. İki turlu sistemden tek korkuları, "İkinci tura istemedikleri iki partinin kalması ihtimali." Eski bakanlardan Hüsnü Doğan, bu endişeyi hissettiği için, "Bizde, örneklerinde olduğu gibi ikinci tura iki değil, üç partinin kalması hükme bağlanır" diyor. Beni asıl şaşırtan bu işlerin hiç konuşulmuyor olması. Mutabakat sağlandıktan sonra bu değişiklikleri yapmak kaç günlük iş? Eğer böyle bir değişiklik yapılmayacaksa.. Erken seçimde, baraj da aynen muhafaza edilecekse.. barajı aşacak partiler sıralamasını nasıl yaptıklarını çok merak ediyorum. Ve dönüp başa gelerek diyorum ki bunların erken seçim yapma niyeti yok. Çoğu canının derdine düşmüş. Kimi aradan sıyrılmanın, kimi paçayı kurtarmanın hesabını yapıyor. Ben de hiçbirisinin hesabının tutmayacağını, meclis olağanüstü toplandıktan sonra Ankara''nın şenlik yeri olacağını söylüyorum. Ama sonu iyi bitecek bir şenlik.

SAÇMA SAPAN HAYAL Çin''in nüfusu milyarın ne kadar üstünde?.. Nüfusu milyarı geçen bir ülkenin 60 milyonu misafir etmesi hiç problem olmaz. Zaten taaaa Adriyatik''ten Çin Seddi''ne kadar bizim nüfuz sahamız değil mi? Diyorum ki siyasetçisinden bürokratına, memurundan amirine kadar bütün kamu görevlilerini burada bırakıp biz altı aylığına Çin''e misafir olalım. Onlar da bu arada ülkemizi yoluyla, asfaltıyla, kaldırımıyla, binasıyla, okuluyla, projesiyle hale yola koysunlar tadilattan sonra gelelim. Hem başları rahat olur hem de bizim yokluğumuzda yiyip içtiklerimizin artanıyla iç borçları kapatırlar. Yokluğumuzda evlerimizin, işyerlerimizin yağmalanması ihtimaline bir çare bulunursa üzerinde düşünmeye değer. Altı ay içinde birşey yapmazlarsa biz döner, onları göndeririz.

ÖNE ÇIKANLAR