Kaydet
a- | +A

Kongre münasebetiyle gündeme gelince farkettim. Deniz Baykal 938 doğumluymuş. Maşallah, sağlığı yerinde, yaşına göre oldukça dinç..Hatta doğum tarihini bilmeyenler, olsa olsa 945 doğumludur, bile diyebilir. Ama siyasette değil de özel sektörde profesyonel olsaydı.. Mesela Koç grubunda.. 98 yılında törenle emekli edilirdi. Onlarda yaş haddi var. Askeriye''de yaş haddi var. Sivil bürokraside de var. Siyasette yok. Geçmiş örneklerine bakınca bunun garipsenecek bir tarafı da yok. Erbakan yasaklı olmasaydı, hâlâ siyasetin içinde olurdu. Türkeş, parti genel başkanı olarak öldü. Demirel, araya Çankaya''yı sokmak zorunda kalmasaydı, belki hâlâ aktif siyaset yapıyor olurdu. 2002 tufanında parlamento dışında kalır mıydı bilinmez ama aktif siyaset yapıyor olurdu. Bu örneklere bakınca sayın Baykal için, "artık siyaseti bırakma vakti gelmiş" demek nezakete sığmaz. Fakat bu garip yapı içinde muhalefetin alternatif olma ihtimali yok gibi görünüyor. Muhalefetin derken, CHP''yi kastetmiyorum. Yapının parametreleri çok net değil..Bu parlamenter demokrasidir, demekle parlamenter demokrasi olmuyor. 60 öncesi, örtülü başkanlık gibi.. Sonrası nispeten parlamenter sisteme yakın.. Ama başka sıkıntılar var.. 80 sonrasının adı bile belli değil. İstikrar adına konulan baraj var, ilk sene istikrar sağlanmış, sonra baraja rağmen hep koalisyonlara mahkum olunmuş. Aynı sistemle, aynı barajla 2002''de partilerin biri hariç hepsi parlamento dışında kalmış. 80''le 2000 arasında tek başına birbirinin alternatifi olan iki parti var mı? ..... Bu yapı içinde bundan sonra da zor. Yine parlamentoya üç beş parti birden girerse, ikili üçlü koalisyonlara ihtiyaç duyulursa..belki irili ufaklı birçok partinin iktidar ortağı olma şansı olur ama bu alternatif oldukları anlamına gelmez. Gidişat, yakın bir gelecekte, yürütme ile yasamayı birbirinden ayırmak zorunda kalacağımızı gösteriyor. Bu şu demektir: Baraj olmayacak, her parti, parlamentoda oyu nispetinde temsil edilecek..Yürütme yasamanın içinden çıkmayacağı için istikrar gibi bir kaygı da olmayacak.. Yürütmenin başı da halkoyu ile seçilecek. Yasama, yasamalığını, yürütme de yürütmeliğini yapacak.

Başkaları buna "başkanlık" diyor. Biz sıcak bakmıyoruz ama, artık gelişmeler bizim sıcaklığımızdan soğukluğumuzdan çok da etkilenmiyor.

> Adam Karpowicz Polonya asıllı Kanadalı..Uzmanlık alanı Osmanlı yayı..Osmanlı yayının orijinaline uygun yapım tekniğini doğru dürüst bilen tek adam. "Beni bu yayların sağlamlığı, estetiği ve gücü ilgilendiriyor" diyor. Bir haftadır Türkiye''de. Mihmandarı, "Topkapı Sarayı''nda, ok ve yayların bulunduğu depoya girdiği anda attığı çığlığı unutamam" diyor. ..... Bu ayıp da bize yeter.

ÖNE ÇIKANLAR