Kaydet
a- | +A

Yenzedeler üzerine bir yazı yazmıştım. Özeti şuydu: Eğer siz mağdur sayılıyorsanız herkes mağdur sayılır. Arkadaşından döviz olarak borç alan da..İyi zamanında 3 liraya hisse senedi alıp, 30 bin lira yatırıp bugün 30 bin lirası 3000 liraya..300 bin lirası 30 bin liraya düşen de mağdur.. Çok kimse üzülmüş. Ülkemizde Yen kredisi kullanan 230.000 kişi varmış. Çok büyük bir sayı.. Hemen hepsi "bizi bankalar zorladı, ikna etti" diyor. İşin en önemli tarafı ise bir çıkış yolu kalmamış.. Evi vermekle, bugüne kadar ödediklerinden vazgeçmekle kurtulamıyorlar. Krediyi TL''ye dönüştürme hesapları ise biraz acımasız. Önce toplu kredi bedeli değişen kurdan dolayı yüzde 70 arttırılıyor, sonra artmış haline faiz işletilmek isteniyor. Hikâye acıklı da olsa ortada kur farkından dolayı ödenmesi gereken bir bedel var. Bankalar bu bedeli paylaşmaya razı değil..yenzedeler yüzde 35''lik bir farka razı.Organize olmakla, tüketici derneklerini araya koymakla çözülecek gibi görünmüyor. Belki Bankalar Birliği Başkanı ile ilgili bakanın bu konu için bir araya gelmesiyle herkesi rahatlatacak bir çözüm yolu bulunabilir. Onlarca mağdur mektubundan bir tanesini yayınlıyorum. Birinci ağızdan işin vahameti daha iyi anlaşılır:

"... Şunu bilmenizi isterim ki 230 bin kişi bu şekilde kredi kullanmış.Aileleriyle birlikte 1 milyonun üzerinde insan bu durumdan şikayetçi. Peki biliyor musunuz bugünlere nasıl gelindi? Hiçbir yen kredisi almış birisine sordunuz mu? TL''de faiz yüksek diye bankaya kredi çekmeye giden insanların önüne yen ile kredi altın tepside sunuldu. İnsanların aklında bile yokken tek amacı vatandaş üzerinden para kazanmak olan bankalarımız bizleri bu yola sürüklediler. Siz de bankanıza gidince paramı fona mı yatırayım yoksa hazine bonosuna mı diye sorarsınız, çünkü bu işin ehli onlardır onlara güvenirsiniz.

Maalesef biz de öyle yaptık, üstelik o dönemde bütün basında yen ile kredi kullanmak yağlandırıla ballandırıla yazıldı çizildi. Sonuç olarak ne oldu, diğer dövizler %25-35 artarken yen %60-80 oranında arttı, kredi ödemeleri de o oranda arttı. Ödeme tutarı aldığı maaşı geçen insanlar oldu. Evlerini satsalar kurtulamıyorlar, eş dosttan aldıkları borçla birkaç ay idare ettiler ama bıçak kemiğe dayandı dayanacak güçleri kalmadı.

... Biz bankamıza krediyi alırken sorduk: Yende beklenmedik bir şey olursa ne yaparız? Öyle bir şey olmaz..olsa da gereken yardımı yaparız, denildi. O gün gereken yardımı yaparız, diyen bankalarımız bugün neler yapıyor bir görseniz!.. Suratımıza bakan yok, ödeme güçlüğü yaşıyoruz vadeyi uzatalım diyoruz, tamam olur diyorlar 100 bin TL çekmişsiniz şu andaki ödemeniz 2000 lira, kurdan dolayı borcunuz olmuş 250 bin lira.. Bunu yeniden yapılandıralım 3 yıl fazla taksit ödeyin yeni taksit tutarınız 2500 lira olur, diyorlar. Bizler, borcumuzu silin demiyoruz, kuru aldığımız zamanki kura sabitleyin de demiyoruz, bizler borcumuzu ödemek istiyoruz, ama borcumuzu ödeyecek hâlimiz kalmadı diyoruz. Japon Yeni değil de başka bir dövizle kredi çekseydik %30''luk kur farkını göğüslerdik ama %70-80''lik kur farkını kimse göğüsleyemiyor." Bir yenzede

ÖNE ÇIKANLAR