2002 Dünya Kupası elemelerinde rakipler belli oldu. Bizim de içimizi hafiften bir sevinç kapladı. Rakipler kolay. Azerbaycan, Moldova, Slovakya, İsveç, Makedonya...
Rakiplerin biri dışında diğerleri Sovyetler Birliği ve Çekoslovakya''nın dağılmasından sonra ortaya çıkan ülkeler..
Şimdi diyoruz ki, futbolumuz güçlü, rakipler kolay, şansımız da iyi. G.Kore ve Japonya organizasyonundaki finallere neden gitmeyelim..
Dikkat edersek Sovyetler''in dağılmasından sonra futbolumuzda önemli gelişmeler oldu. Bu tarihi olayın ardından rüyalarımızda görebileceğimiz Avrupa Futbol Şampiyonası''na ikinci defa katılma başarısını gösteriyoruz. Kolay değil bu. Hem de üst üste...
Zaman tünelinin yarı aydınlık ışığında geçmişe göz atınca belalımız Doğu Almanya''yı hatırlıyıveriyoruz. Sadece Doğu Almanya mı? Polonya dünya futbolunun korkulu rüyası değil miydi? Ya Macaristan''a ne demeli? İstanbul''da özel maçta çamur içinde 3-1 yendiğimiz bu takımı efsane gibi nesiller boyu anlatmadık mı? Yine orta Avrupa''nın futbol devi Çekoslavakya uluslararası arenada rakiplerini tir tir titretmiyor muydu?..
Şimdi bu rakiplerin yerine Moldova var, Makedonya var. 10 sene öncesinin futbol devleri ise ekonomileri ile birlikte futbolda da yeniden yapılanmanın içinde...
Türkiye bu süreç içinde özellikle transfer bedelleri konusunda dev adımlar atarken, milli maç düzeyinde Almanya ve Hollanda gibi büyüklerle mücadele etmesini öğrendi..
Şimdi Avrupa''nın genç takımları ile eşleştik. Futbol patronlarından artan bu genç ülkelerin oyuncuları bize kolay mı gelecek, zor mu; göreceğiz. Herkes gibi kolay rakipler çıktı diye için için sevinirken, aslında futbolumuzun nereden nereye geldiğini bu tecrübeli ustalardan arta kalan yepyeni ülkelerin futbolunda öğreneceğiz.
Bütün bu düşünceleri aklımıza Moldova ile oynadığımız son maç getirdi... Orada kaybettiğimiz puanın bizi S.İrlanda ile nasıl bir amansız mücadeleye soktuğunu hatırlayıverdik..
Önümüzde eleme grubu maçlarına yaklaşık 10 ay var. Kolay rakipler çıktı düşüncesinden çok önümüzdeki sürecin kimin lehine gelişeceğine bakmalıyız.. Eğer Türkiye bu süreçten sonra parlak zaferlerle 2002 finallerine katılırsa, sanırım rüştümüzü o zaman ilân etmiş olacağız...

