Gönül dostları, Dr. Sadık''a dua etmek için gelmişlerdi mezarının başına. Lozan antlaşmasıyla insanca yaşama hakkını elde eden Batı Trakya Türk azınlığı, Yunanistan''ın çeşitli engellemeleri neticesinde mevcut haklarını yıllarca kullanamamış, sıkıntı içinde yaşamıştı, ta ki Dr. Sadık Ahmet''e kadar. Meşum bir trafik kazası sonucu aramızdan ayrılan Dr. Sadık Ahmet; korkmadan, yılmadan soydaşlarımız arasındaki ihtilafları da hallederek, Batı Trakya tarihinde ilk defa oy patlaması ile bağımsız olarak Yunan Parlamentosu''na girmeyi başarmıştı. Avrupa ve Amerika''daki İnsan Hakları kuruluşlarını harekete geçirerek Evlad-ı Fatiha''nın hamisi olmuştu. Bilinçli bir şekilde oylarını kullanan Türk azınlığı, rahmetli Dr. Ahmet''ten sonra da ilk defa 3 Türk''ü Yunan Parlamentosu''na göndermişti.
Maalesef üç ay önce yapılan seçimlerde bölünmelerden dolayı milletvekili sayısı 3''ten 1''e düştü. Seçilen müftülerin bile politize olduğu söylenen bölgede, lider eksikliği hemen farkediliyor. Şahsi menfaatler bir tarafa bırakılarak "kol kırılır yen içinde" mantığı ön planda tutulursa, Batı Trakya Türkü tekrar rahmetlinin zamanındaki dinamizmine kavuşabilir. Aksi durumu düşünmek bile vahim. Görünen o ki; Batı Trakya Türkü, rahmetle andığı Dr. Ahmet''i aynı zamanda arıyor da.

