Televizyonların yeni yayına başladığı zaman bizim köyde olan bir olay... Köyde Maksut amca akşam tarladan yorgun eve gelir. Karısı telaşlı: - Hoş geldun Meksutum... Nasisun? Maksut amca şaşırır ama hele oturayım da bakalım gene ne oldu der içinden... İçeri girer oturur. Karısına: - Hayrola hanum boyle sormazdun ama... Gene de sağ ol... Ben eyiyim sen nasilsun?.. Karısı: - Adam pek iyi değilim, deyince. Meksut amca: - Gene ne oldi... Bi turli ha bu dertlerun bitmeyi... Karısı: - Sorma bugün televizyona bakarken çok kötü bir şey oldi... Maksut amca daha telaşlı: - Ula bi suri para verdim... Yoksa televizyon mi kırıldi?.. Karısı ağlayarak: - Daha peteri oldi, keşke televizyon kırılsaydi... Maksut amca kafayı yemek üzeredir: - Ula meraktan öldurma beni ne oldi?.. Karısı: - Bizum çocuklar var ya...dört tane... Maksut amca: - Ula vardur ben de bileyrum, olara mi bi şey oldi? Karısı: - Yook yok bi şey olmadi, hepsi eyidur... Maksut amcanın sabrı taşar: - Bağa bak hatun sen her halde kafayi yedun... Benum elumdan bi kaza çikmadan anlat... Ne oldi? - Dur dur anlatacağum patlama. Bugün televizyon izlerken adamun biri dedi ki Çin devletinun nufusi hizlan artayi... Maksut amca gülerek: - Artsun bize ne? Karısı: - Ama devamını dinle de gör... O adam her beş çocuktan biri Çinli doğaymiş... Bizim vardur dört ne edeceğuk... Maksut amca telaşlı telaşlı kafayı kaşır: - Haa şansumuz var. Biz da dörtte duralum...
Kafa dinlemek! Fadime halaya gazeteciler sordular o da başladı anlatmaya: - Uşaklar ben seksen yaşindayim, yüz yaşına kadar yaşamak isteyrum... Temel amca atılır... Gazetecilere: - Uşağum ben de seksen yaşındayım ama yüz bir yaşına kadar yaşamak isteyrum... Gazeteciler şaşırır, sorarlar: - Temel amca niçin Fadime hala "Yüze kadar yaşamak istiyorum" diyor da sen "yüzbir" diyorsun... Temel amca gülerek: - Birakun da bi sene de kafam dinlensun..

