Bir gün Temel son model arabasına binip gezerken benzin almak için bir istasyona gider... Benzinciye: -Fulle oni Benzini doldurur benzinci.. Bizim uşak kredi kartı için yazıhaneye gider benzin fişini verir...arabaya oturur amaan o ne feryat: -Hırsızlar...direksiyonumi videsumi gaz pedalumi...göstergemi hepsini çaldılar diye feryadı basar...Bütün milleti yanına toplar...En son benzin istasyonunun sahibi gelir. -Ne bağırıyorsun... Hiçbir şeyin çalınmadı.. Sen arka koltuğa oturdun da sana öyle geliyor...
Tabure Bizim Temel''in oğlu Cemal İstanbul''da okuyor...Yaz tatiline köye gelir... Bir gün sabah babası: -Uşağum anan hastadur hem öğrenursun git ta ahira ineği sağ... -Oğlu gider...arkasından da bizim Temel gider bakar ki ne görsün oğlu oflaya puflaya dizlerinin üstünde ineği sağmaya çalışıyor... Babası: -Ula okudun ama hiç kafan çalişmayi...öyle yedi buklim olup ineği sağacağine...al ha urdan bi tabure da öyle sağ ineği... Oğlu koşar bir tabure alır doğru ahıra gider...ama yine aynı oflayarak, puflayarak...Temel koşarak gelir bakar gene aynı yedi büklüm... ineği sağıyor... Oğluna: -Ula kafasız az önce dedum tabureylen sağ ineği daha kolay olur beni niye dinlemeysun... deyince oğlu sinirli: -Buba oni da denedum ama inek tabureye oturmayi beceremeyi ki. -?!.

