Damla... Karadenizlilerin bir özelliği de burun farkları... Temel''de de işte böye meşhur bir burun var. Burun öyle burun ki sanki İSKİ''nin anahtar borusu... Temel burnunu iki eliyle tutup çekiyor... Bir kış günü Temel''in köyünde gençlerin hepsi grip olur. Hep birlikte ilçeye doktora giderler... Tabii bizim uzun burunlu Temel de dahil olmak üzere toptan muayene olacaklar. İlçede de bir doktor var ki, her hastalıktan anlıyor. Gençleri toptan muayene etmektense birisini muayene edeyim yeter diye düşünür. Hepsine ayrı ayrı reçete yazar fakat ilaçlar aynıdır. Gençler ilaçlarını alır giderler. Birkaç gün sonra bizim Temel ilacın kullanmasını anlamaz tekrar ilçeye inerek doktora gider... Damla elinde muayenehaneya girer... Doktor da masa başında kafasını kaldırmadan... - Buyurun ne istemiştiniz... Temel: - Doktor bey bi şey istemedum da geçen bize damla verdun... Ben burnuma kaç damla koyacağım onu bilmeyrum, deyince doktor gayri ihtiyari kafasını kaldırır bakar. Aman Allahm! O ne burun öyle keser sapı gibi... Hiç tereddüt etmeden bağırır: - Ne damlası oğlum, hepsini boşalt içine hepsini!.. Bilmece Temel arkadaşlarıyla oturup sohbet ederken sıra bilmeceye gelir. Arkadaşlarına: -Uşaklar ben bir bilmece soracağum. Arkadaşları: - Sor. Temel: - Ben Trabzonsiporliyim ya... Bi gün bi Fenerli bağa doğum günümde kanarya hediye etti... Kanaryayi bir pasta kutusuna koydu. Biz ne bilelum zannettuk pastadur. Fadime koydi oni buzdolabina... Sora sesler geldi... Açtuk baktuk ki zavalli kanarya dondi... Ne kadar uğraştıksa canlanmadi zavalli... Fadime''ye dedum ki bi veteriner arkadaşum var oğa soralum. Sorduk... O da bize gagasına biraz benzin damlat dedi... Biz da oyle ettuk... Ula şaşurduk, kanarya ayıldi, canlandi, yürümeye başladi... Ama şans, birkaç adum atti gene bayıldi... Acaba niye bayıldi bilenunuz var mi? Arkadaşlarından ses yok... Birisi sordu: - Ula merak ettuk niye? Temel gülerek: - Niyesi var mi ula benzuni bittu...

