Kaydet
a- | +A

Temel çok zengin olduğu kadar da insanlara tepeden bakan biri... Makam şoförü de bizim Dursun... Bir sabah işe giderken arkadan patron Temel şoförü Dursun''a: - Ula hemşerim kaç günden beri düşünuyrum... Ancak bulabildum... Kafama takildi da sorayrum.. Senlan eşeğun arasinda ne fark vardur?.. Dursun şaşkın şaşkın ezilir büzülür: - Pilmeyrum patron, der. Temel arkada kıs kıs gülerek: - Ula kafasız oni bilmeyecek ne vardur, eşek araba kullanamaz... Sen kullaniyusun... Eşeğe çüş dersan durur... Sağa dur deyirum duriyisun... Dursun biraz yol aldıktan sonra birden: - Patron ben de merak ettum... Acaba senlan eşeğun arasinda ne fark vardur?.. Temel hafif sinirlenir ama sorar: - Eeee de bakayim ne fark vardur, bilmeyrum... Bu sefer Dursun gülerek: - Oni bilmeyecek ne var... Hiçbir fark yoktur patron...

Temel''in radyosu Çok eskilerden... Hani televizyonun olmadığı ve radyonun da herkeste bulunmadığı devirde... Bizim Temel''e ağabeyi Almanya''dan bir radyo yollar... Köyde Temel''in havası iyi... Bir gün fındıklıkta oğlu Dursun''la birlikte çalışırken Radyosu da yanında.. Asar onu fındıkların dalına sesini tam açar bütün köy dinliyor bunlar da baba oğul fındıkların arasında kuru dalları kesip bir yere toplayıp yakıyor o arada radyonun sesi birden kesilir. Ses yok. Meğer o kesilen çalılarla beraber fındık dalında duran radyoda yanmış... Temel hemen koşar bakar radyo yok. Oğluna. -Ula radyo ne oldi... -Buba hane çalilari yaktuk ya onlar yanarken radyoda yandi... Temel sinirlenir. -Ula kafasuz bi radyoya sahip olamadun yaktun oni... Köye da rezil olduk... Diye oğlunu azarlayınca oğlu Dursun... O zamana kadar radyo görmemiş... Babasına -Boba benum suçum nedur... O kadar Ankara''lardan haber veruyi da yanduğuni niye haber veremedi...