Kaydet
a- | +A

Temel''in kızı büyüdü, evlenme çağına geldi... Kızı istemeye geldiler. Anası-babası bir de damat adayı oturdular, kahveler içildi... Ama ne mümkün, kız razı olmuyor... Kızın annesi: - Kızım sen kafayi mi yedun, baksana uşağın geçmişi çok muazzam, deyince babası ekler: - Ula sade geçmişi mi geleceği da parlaktur öyle anlayrum...

Ancak kız inadında ısrar eder: - Ana, baba... Bırakun geçmişini geleceğini şu andaki durumu sinirimi bozayi...

Dayak Bizim Mabsino köyünden bir arkadaşımız vardı. Adı Gazoz Yaşar. Yaşar bir gün hanımından kuvvetli dayak yedi, beş tane dişi kırıldı... Gözü de mosmor... Gazoz Yaşar''ı hastanaye kaldırdılar. Kendini ziyarete gelen teyzesinin oğlu Hacıefendinin İbrahim bir ara sordu Yaşar''a: - Ula Yaşar diyelum hastaneden çiktun ne edeceksun? Gazoz Yaşar bitkin ve sinirli: - Ne edeceksun var mi... Boks kursina gideceğum...

Bilmiyormuş! Bizim küçük Temel''i babası okula verir. Daha birinci sınıf, ilk defa okula gidiyor... Bir gün Temel''i öğretmeni tahtaya kaldırır ve bir soru sorar... Temel''de ses yok öğretmen kızarak: - Sen ne biçim talebesin hiçbir şey bilmiyorsun... deyince Temel: - Doğru öğretmenum bi şey bilmeyrum. Öğretmen kızar: - Ne demek bilmiyorum.

Bu sefer Temel kızarak: - Ula bilsam benum buriya ne işim vardu...