Kaydet
a- | +A

Temel Fadime''ye her akşam anlatıyor:

-Şu alemde beni tanimayan yok, bu alemde beni tanimayan yok diye... Bir gün Fadime ile beraber tiyatroya giderler... Halk kalabalık... Fadime Temel''e: - Ula hane ataydun beni herkes tanir... hane kimsa sağa selam vermeyi... Temel manzarayi idare eder: - Fadime, deduğun da laf mi... Hepsi beni taniyi tanimasına da... bağa borçlari var, yüzleri tutup da onun için selam vermiyler...

Geç kalmış Bizim Temel müzikten de iyi anlardı gerçi anlamazdı ama öyle davranırdı. Gene bir gün konser var... Temel biraz gecikti... Konser başlamıştı... Hemen geçti yerine oturdu... Birisini dürterek: - Ula hemşerim ne çalayi? Adam: - Beşinci senfoniyi... Temel (üzgün) - Tüh be... beşinci mi... amma da geç kaldum...

Son arzu... Temel''e idam kararı veren hakim sordu: - Son arzun nedir? Temel: - Canım karpuz yemek isteyi... - Ocak ayında karpuz olur mu?

Temel: - Acelem yok, beklerum hakim bey...

Belli değilmiş! Karadenizde siyaset meşhurdur... Günlerden bir gün acayip kalabalık iğne atsak yere düşmüyor... Bizim Temel amca da siyasete atıldı... Kalabalığın ortasında bir eliyle masaya yumruk atıyor bir elini sağa sola sallıyor hidetli bir konuşma... Halk toplanmış alkışlar yağmur gibi.. Bravo... yaşa... Temel keyifli ve hırslı konuşma sürerken... Mitinge gelen Dursun alkışlayan birini dürter ve: - Ula hemşerim... yeni geldum... bilmeyrum... Temel ne anlatıyor ki kan ter içinde kaldi? Adam bir taraftan alkışlara devam eder bir yandan cevap verir: - Daha belli değil...