Malum turizm sezonu... Karadeniz''de bir turist kafilesine Temel rehberlik ediyor... Turistler bir yandan gezerken bir yandan birkaç kelime Türkçe öğrenecekler... Kimden; bizim Temel''den tabii... İngiliz sorar: - Afedersin Temel İngiltere''de ağaca tree de derler sizde ne derler... Temel gülerek: - Bizde ağaca bir şey demezler... Yanından geçer gideruk...
Teftiş Başkan Temel genel teftiş yapıyor... Bir hapishane ziyaretinde heyet ile dolaşırken... Biri hariç bütün mahkumlar haksızlığa uğradıklarını suçsuz olduklarını anlatıyor... Haksız yere hapse düştüklerini söylerken... O bir tek mahkum ayrı olarak başkan Temel''in yanına gelir ve:
- Efendim ben şeytana uydum bir suç işledim cezamı da hak ettim, deyince Temel cezaevi müdürüne dönerek: - Ha bu adami serbest bırakun oteki mahkumlarin kafasini kariştirmasun!..
Saat Temel''in bir saatçi dükkanı var... Dursun gelir bir saat satın alır... Birkaç gün sonra saati geri getirir... - Ula Temel ha bu saati aldum ki erken işe gideceğum ama bu doğru çalişmayi al oni geriye... deyince. Temel esnaf ya... Dursun o saatun bi huyi vardur oni bildun mi mesele kalmaz... - Nedur ula saatunda huyi mi olur... Temel: - Bak uşağum... Mesela saat sabah beşi çalaysa... İkiyi gösterur halbuki saat uçtur... Böyle hesap ettun mi mesele yok demektur... -?!.
Avukat Karadenizli avukat mahkemede adam vuran hemşerisini savunuyor. - Hakim bey müvekkilim suçsuzdur kaza ile vuruldi adam... Müvekkilimi serbest bırakun... deyince hakim kızarak: - Ne kazası be tam 14 mermi atmış adama bu nasıl kaza oluyor?.. deyince avukat: - Efendum müvekkilumun kulaklari biraz ağur işiteyi...
Oralet Temel bir gün bir çay bahçesine gider garsonu çağırır bir oralet ister... Garson getirir oraleti Temel''in masasına kor... Giderken Temel çıkışır: - Ula oraleti niye karşımdaki masaya koymadun bu masaya isteseydum Buralet derdum... Ne anlamaz adamsun!..

