Kaydet
a- | +A

F.Bahçe''yi eleştirmek eskiden daha kolaydı. Sıkıştığın yerde; olmadık hatalar yapan yönetime vur, kurtar işi... Ama şimdi öyle değil! Başkan Yıldırım; eski yanlışlarından arınmış, daha rafine olmuştu. Her şeyden evvel; seçkin bir yönetim kurulu ortaya çıkardı. Atilla Kıyat gibi, doğuştan soylu bir kimliği; basın sözcüsü yapmıştı. Kıyat; skorlar ve şartlar ne olursa olsun, centilmenliğinden asla taviz vermeyen tutumuyla, Türkiye''ye "Fair-Play" ve "Örnek yönetici" dersleri veriyor.

Uğur Dündar''ın da seçkinliğini, dürüstlüğünü ve cesaretini burada tartışacak durumda değiliz. Kalitesi belli... İşin başında Selim Soydan - Şadan Kalkavan ikilisiyle; futbol şube sorumluluğu konusunda sorunlar yaşansa da, fırtına çabuk duruldu. Kulüp, bu çalkantıdan az hasarla kurtuldu. * * * Yönetim; büyük bir kararlılıkla Denizli''yi seçti ve yine büyük bir kararlılıkla ona "Geniş alanda tam yetki" verdi. İstediği futbolcular alındı. Bir dediği iki edilmiyordu. Gak dediğinde ekmek, guk dediğinde su verildi.

Teknik ekibin ve futbolcuların ellerini, sıcak sudan soğuk suya sokturmadılar. Yönetim; fiziksel ve psikolojik anlamda, ne gerekiyorsa; fazlasını yaptı. Fakat Mustafa Denizli; kendisine sunulan kusursuz şartları, verimli kullanamadı. Mazereti de yok! Hele hele; 5+1''i unutup, 6 yabancıyı birden sahaya sürme fiyaskosu, kariyerinin üstüne zift döktü. Yetkisini ve otoritesini sıfırladı. Sanki bu işte hiç kendi kusuru yokmuş gibi; sadece Nurettin Yıldız''ın cezalandırılma ihtimaline, sesini çıkarmıyor. Gerçek bir lider, bunu asla yapmaz. Hatayı paylaşmasını bilir... * * * Bir kere; Mustafa Denizli, sözünün eri de değil. "Benim ağzımdan çıkmayan hiçbir habere inanmayın" uyarısını yaparak, "F.Bahçe transferini tamamlamıştır. Hiçbir futbolcuyu almayacağız" demişti. Bu sözünün üstünden haftası geçmeden, Kocaeli''den Mirkoviç alındı. Maç yazımda da yazdım. Demek ki bundan sonra; Denizli''nin yalnız demediklerine değil, dediklerine de inanmayacağız. * * * Yeni transfer Mirkoviç; anlamsız bir acelecilikle, Beşiktaş maçı kadrosunun ilk onbirine alındı. Ne büyük gaf! Adam takım arkadaşları ile oturup daha 2 sefer birlikte yemek yememiş... Belki de bazılarını, formalarının sırtındaki adından ancak çıkarabiliyor... Sen adamı sahaya sürüyorsun! Hafıza-i beşer, nisyan ile mâluldur. Gene unuttuk galiba? Kaleci Esser; G.Saray''a geldiğinin hemen ertesi günü sahaya çıktı da, ne oldu? Brezilyalı Bruno''nun da; aynı onun gibi, 48 saat içerisinde takıma sokulmasının bedelini nasıl ödediğini gördük. Adam o maçtan beri, sırra kadem bastı. İkisi berden, tarihten silindi... Esser ve Bruno''nun başına gelen, ibret verici örnekler ortadayken; Mirkoviç''i aynı metodla Beşiktaş''ın önüne atmak, onu çöpe atmakla eşdeğerdi. Nitekim, panik halinde oyundan aldı. Geçti Bor''un pazarı, sür eşeği Niğde''ye...

Faturası 3-0. * * * Mustafa Denizli; yönetimin ilk kez en az hata yaptığı başarılı bir dönemde; onları adeta cezalandırıyor. Yaptıklarına, yapacaklarına pişman ettiriyor. Aziz Yıldırım; bunca özverinin boşa gitmesinin acı ve çaresizliği içinde "Daha ne yapayım?" diye söyleniyordu. Mustafa Denizli''ye "Kapıyı dışardan kapat" dese bile, haklı...