Kaydet
a- | +A

Gene bir hadise var, can ile canan arasında... Sergen; hayatındaki bütün ciddi teknik adamlarla olduğu gibi, bir kez daha terse düştü. Çek asıllı, İtalya''da oturur, Türkiye''de çalışır Zeman; "2 aydır F.Bahçe''deyim, onu idmanda görmedim" diyor. Öyle bir adam ki; Antalya''da aslanlar gibi oynuyor, takımını galibiyete taşıyan futbolcu oluyor... Görünen o ki; hiçbir sakatlığı yok. Ancak hafta başlar başlamaz, Pazartesi''den Perşembe''ye kadar takım idmanına katılmıyor. "Sakatım" diyor. Yaptığı şey; eğri mazeret, düz koşu! * * * Rıdvan böyle yapardı... Tanju böyle yapardı... Beşiktaşlı Metin böyle yapardı...

Türkiye''deki starların hepsi böyle yapar. Antrenmanlardan kaytarmak için, illa da bir nedenleri vardır. Her haliyle belli ki; Zeman, futbolcusunun sakatlığına inanmıyor. Gazeteler ve televizyonlar; "Sergen''in harcanmaması gerektiğinde" birleşiyor... Hocaya "Oynat" baskısı yapıyorlar. Ama adam, Pazartesi kafadan izinli... Salı kontenjandan izinli... Çarşamba sıkıntıdan izinli... Perşembe sakatlıktan izinli... Millet; hafta boyu dili bir karış dışarda antrenman yaparken, şehzade düz koşuyla geçiştiriyor. 2 maç arasında problemi olmayanın, idmanlarda mazeretli olması, bir hayli garip... * * * Kariyer ve karizma sahibi bütün teknik adamların, onunla sürekli problem içinde olması, artık rastlantı sayılamaz. Çünkü problem şu: Sergen birinci sınıf bir yıldız, ama üçüncü sınıf bir profesyonel... Allah''ın kendine bahşettiği doğal yeteneklerinin üstüne; teknikle, bilimle, çalışmayla daha fazla şeyler eklenmek istenmesine rıza göstermiyor. Yeteneğini disipline ettirmek istemiyor. "Bırakın beni serbest oynayayım" diyor. Taktiğin sat anasını... Böyle bir şey yok! Kendi istediği gibi değil; hocasının istediği gibi oynamak zorunda... Bu kuralı ruhunda özümsememiş hiçbir futbolcu; Zeman gibi ciddi teknik direktörlerin gözbebeği olamaz. Sergen; "Hocam beni Antalya maçında, kanatta oynamam için oyuna soktu. Ama ben özellikle ortaya geçtim. Gördünüz maçı kazandık" diyor. Ama sonunda ne oldu? Ertesi hafta gene yedek! Çünkü, ciddi teknik direktörlerin hepsi aynıdır. Kural bellidir: Olağanüstü bir star olması; sıradan bir profesyonel gibi davranmasına ayrıcalık tanımaz. Kendi kafasına göre başarılı olması değil, hocasının kafasına göre başarılı olmak zorunda... Oyun düzenini ya da oynatılma düzenini, beğenir veya beğenmez. Hiç önemli değil... Önemli olan, yüzde yüz itaattir. * * * Gazeteler, televizyonlar, spor yazarları; Sergen gibi bir futbolcunun kenarda oturtulmasına istediği kadar isyan bayrağı çeksin, "Yıldızları korumak gerekir. Onlar zor yetişiyor" gibi oryantâl düşüncelerle kavrula dursun... Kahrola dursun... Zeman; bunlara asla kanmayacaktır. Çağdaş futbolun temel kuralı, öncelikle "Yıldız" olana değil, öncelikle "Asker" olana prim vermektir. 2000''li yılların futbolunda rütbe olmayacaktır. İlkeli teknik direktörler, şımartılmış yeteneklere daima mesafeli olmuştur. Sergen, bu çaptaki hocalarla hiçbir zaman iyi ilişkiler içinde olamadı. Herkes haksız, bir o mu haklı? Bursaspor maçı için sahaya girmeden önce, ısınma gereğini bile duymuyor... Hocasını aldatıcı davranışlarla, sadece uyduruk gerinme hareketeleri yapıyor. Seyirci aptal değil, maç sonunda Sergen''e karşı tepkisini ortaya koyuyor. * * * Milenyum çağının da, eskisinden daha fazla sahip çıkacağı gerçek şudur: Sahada süper oynasa da; antrenmanları kaytarmak sendromundaki her futbolcu; mutlaka kadro bunalımı yaşayacaktır.

Birinci sınıf star, üçüncü sınıf profesyonel olmaz! Yıldızlara karşı yıllardır sürdürülen "YALAKA" döneminden, "FALAKA" dönemine geçtik.

Türkiye bu gerçeğe alışmalıdır.

HAFTANIN KARMASI *Zdravkov(Adana)

*Erman(Samsun)

*Zeki(İstanbulspor)

*Erbil(Adana)

*Verasanoviç (Bursa)

*Mevlüt(Van)

*Muzaffer(Erzurum)

*Phiri(G.Birliği)

*İbrahim(G.Antep)

*Kennedy(A.Gücü)

*Coşkun(Erzurum)

HAFTANIN TAKIMI

ADANASPOR

7 eksikleri vardı... İstanbul''a lig sonuncusu olarak boyunları bükük gelmişlerdi... Teknik direktörleri istifa etmiş, Hikmet Karaman göreve yeni başlamıştı... Adana''da galibiyetleri yoktu... Tüm bu olumsuzluklara rağmen Beşiktaş''ı mağlup etmesini bildiler ve haftanın takımı olmayı hakettiler.

HAFTANIN OLAYI

Büyükler kayıpta

En kârlısı G.Antep Puan cetvelinde ilk 7 sırayı paylaşan takımlardan sadece G.Antepspor haftayı galibiyetle kapatarak, en kârlı takım oldu. G.Saray, F.Bahçe ve Trabzonspor ilk yarılarını önde bitirdikleri maçların ikinci yarısında yedikleri gollerle birer puana razı oldular. Beşiktaş ise İstanbul''a lig sonuncusu olarak gelen Adanaspor''a mağlup olarak taraftarını hayâl kırıklığına uğrattı. Denizlispor, iki haftalık aradan sonra tekrar lider olma fırsatını yakaladığı Ankaragücü karşısında golü erken buldu. Ancak, Ankara temsilcisinin ikinci yarıda attığı gol, Denizlispor''un liderlik ümitlerini gelecek haftalara bıraktı.

Beraberlikler haftası Ligin 11.haftasında toplam 22 gol atılırken, tek deplasman galibiyetine Adanaspor, Beşiktaş''ı mağlup ederek imza attı. 5 maçın berabere sonuçlandığı haftada Erzurum, Samsun ve G.Antep evlerinde 3''er puan kazanan takımlar oldu. Beşiktaş''tan Tayfur ve Trabzonspor''dan Hami''nin penaltı kaçırdıkları haftada tek kırmızı kart Bursaspor kaptanı Tolunay''a çıktı. Adanaspor ligdeki ikinci galibiyetini yine deplasmandan çıkartırken, geçen haftanın futbol olarak "flaş takımı" Antalyaspor ve Bursa''yı deplasmanda mağlup eden Göztepe 4''er gol yedi.

SARI KARTLAR İsmail Doğan, Abrami (G.Birliği), Engin, Serkan, Krilov (Adana), Deniz, Ömer (Bursa), Preko (F.Bahçe), Birol, Metin (Van), Kemal (Denizli), Haliloviç, Kenan, Tahir, Mapeza, Hasan (Altay), Saido, Murat, Sertan (İstanbulspor), Atilla, Tarık (Göztepe), Uğur (Antalya), Serdar, Metin Mert, Cihan (Kocaeli), Hasan, Erhan Albayrak (G.Antep).

KIRMIZI KARTLAR Tolunay (Bursa)

CEZALILAR Sertan (İstanbulspor), Kemal (Denizli), Krilov (Adana), Tahir (Altay)

GOL KRALLIĞI *9 GOL Ahmet Dursun

(Beşiktaş) Serkan

(Samsun) *7 GOL Desire (G.Antep) Cafer (Ankaragücü) *6 GOL Coşkun (Erzurum) *5 GOL Hagi (G.Saray) Dobrowski (Kocaeli) Hami (Trabzon) Fazlı (Antalya) Coulibaly (Van) Moldovan (F.Bahçe) Boliç (F.Bahçe) H.Şükür (G.Saray)