Kaydet
a- | +A

Bundan 2 ay kadar önce, bir okuyucu mektubu yayınlamıştım. Mektup; G.Saraylı futbolcuların "Creatine" adlı kas çalıştırıcısını, sıkça kullandıklarına ilişkindi. Birebir şahit olunan bazı olaylar nakledilmişti. Yazının da başlığı "Pis kokulu bir konu" olunca, iş doping şüphesine takılıp kaldı. Okuyucunun kafası karıştı. * * * Olay şu... Creatine; vücuda daha uzun süre ve daha güçlü çalışabilme imkânını sunuyor. Kasların benzini diyebiliriz. Benzin olmadan otomobil nasıl çalışmazsa, Creatine olmadan da kaslar çalışmıyor. Kaslardaki normal benzin... Dışarıdan verilen, kurşunsuz süper benzin. Vücudumuzda doğal olarak, Creatine zaten var. Bir kilo kas içinde, yaklaşık 4 ya da 5 gram, her zaman depolanmış olarak bekler. Hareket halinde bu miktar derhal azalacağı için, dışarıdan yapılacak Creatine takviyesiyle; kas hareketinin güç kaybetmesi engellenir. Dayanıklılık ve süreklilik kazanılır. Galatasaray bunu düzenli olarak yapıyor. Her fırsatta Creatine kullanıyor. Sormanın tam sırası? Kasların hareketini güçlendirmek için, dışarıdan doğrudan bir müdahalenin adı DOPİNG olmaz mı? * * * Uluslararası Olimpiyat Komitesi "Hayır" diyor. Creatine''i sakıncalılar ya da yasaklar listesine almadı. Ancak UEFA ve FIFA nezdinde, bazı soru işaretleri ortadan kaldırılmış değil... Konu tartışmalı... Yasak konulmadı ama, serbest olduğu da açıklanmadı. "Yasak olmayan şey, serbesttir" düz mantığı ile, Creatine uygulama alanı buluyor. Bu ilacı Türkiye''ye getiren NET MEDİKAL şirketi de; Tarım ve Köyişleri Bakanlığı''ndan uygunluk belgesi almış. Amerika''dan ilk parti 10 bin kutu getirtmişler. Yani yasal... Ama, alınan o resmi izin belgesinin üzerinde tarih yok. Tarih atılmayan önemli bir resmi belgeye de, hayatımda ilk defa rastlıyorum. Bir de anlayamadığım şu konu var: İşin gerçek uzmanı Sağlık Bakanlığı dururken, Kontrol Belgesi''nin Köyişleri''nden alınması niye? Bunu çiftçi mi kullanıyor, sporcu mu?

Yoksa; Galatasaraylı futbolcuların tarlaları var da, idmanlardan sonra pamuk mu topluyor? * * * Net Medikal''den M.Lütfi Tekin''in bana gönderdiği dosyada; bizzat kendi ithal ettikleri Creatine için, "Şu unutulmamalıdır, doğal olarak oluşan bir maddenin, tehlikeli olmayacağı söylenemez" deniliyor. Yani bir tehlike riski var. Ayrıca; tavsiye edilen dozajlardan fazlasını almanın, kas kramplarına ve dehidrasyona yolaçabileceği uyarılıyor. Şimdi siz böylesine bir maddeyi, eczanelerde reçetesiz satarsanız; sonuçlarından kim sorumlu olur? * * *

Evet; bir insan bidonla mazot alıp içerse, bundan benzin istasyonunun suçu ne? Ace çamaşır suyunu içersen de; yalnız Ayşe hanımın çamaşırı değil, senin ciğerin de cııırt diye yırtılır. O tamam! Ama herkes bunun böyle olacağını önceden biliyor. İçerse kendi keyfi bilir. Fakat yan tesirlerinden ve doz fazlalığından başına neler geleceğini bilmeyenler; hiç beklemedikleri sonuçlarla karşılaşırlarsa;

o satılan her ne ise, önüne gelene serbestçe verilmemelidir. Yalnız Creatine değil, yüzlerce riskli kimyasal bileşim; eczanelerde "Plaj terliği" rahatlığında satılıyor.

Bu işte bir terslik var! * * * Ayrıca eczanelerin önemli bir bölümünün sahibi de, eczacılar değil. Daha önce kalfa olarak çalışanlar, imkanlarını birleştirip bir eczane açıyorlar. Ama ruhsat sahibi, başkası...

Özellikle yeni mezunlardan diplomalarını kiraya alıyorlar. Onlara aylık para ödeniyor. Eczacı, bir kez olsun dahi, eczaneye uğramıyor. İsimleri birbirine benzeyen ilaçları karıştıranlar var. Kabız yapan bir hapı, göz tansiyonuna iyi gelir diye verenler oluyor. Sağlığımız kalfalara emanet! Ne yazık ki; ortada böyle bir düzen var. Ve bu düzenin içindeki herşey beni tedirgin ediyor. Ya sizi?