Hagi, tam taç atışı yapacağı sırada; sahada ikinci bir top daha vardı. Hakem bunu görünce, doğal olarak düdük çaldı. Hagi ise, ikinci topu görmemişti... Bu yüzden çalınan düdüğü; yanlış yerden taç atıldığ için çalındığını ve atışın Kocaelispor''a geçtiğini sandı.
Gene cinleri tepesine üşüştü... Yan hakeme demediğini bırakmadı. Bizim hakemler; 5 yıldır yaptıklarını yaptı ve ona yine sessiz kaldılar. Böyle yapa yapa; Hagi''deki itiraz etme ve söylenme hastalığını kronik hale getirdik... Hagi''de alışkanlık yaptı. Yabancı dinlemiyor, basıyor 5 maçlık cezayı.
Bizim kafamız hâlâ basmıyor. Dünkü maçta, rakibiyle birlikte Jardel de kırmızı kart görmeliydi... Çünkü o da rakibine vurdu. Ama hakem; aynen Hagi''ye yapıldığı gibi Jardel''e de torpil geçti. Ah bu kafa...
İşte o kafa...
UEFA esas bunlara ceza vermeli! *** Bir gerçek bir kez daha kayıtlara geçti.
Hatta yakın bir zamana kadar, tarihe de geçecek: Mahşer''in üç atlısı Okan - Suat - Emre olmayınca; G.Saray spastik özürlü oluyor.
Dün de bu üçlüden sadece Emre sahada kalınca; Kocaelispor, G.Saray ortasahasını İstanbul - Ankara otobanına çevirdi... Durmadan tarifesiz seferler yaptı. Ümit; santrfor stepnesi mi, orta saha emekçisi mi olduğuna tam karar verilememiş olmanın, sendromunu yaşıyor.
Şaşkın...
Bülent Akın; G.Saray''ın klasikleşmiş orta saha stratejisine uygun davranamıyor. İyi top saklaması ve iyi top sürmesine rağmen, savaşçı bir kimliği yok. Emre''nin civarında, ona yeterli lojistik destek veremedi. Nerde Suat... Nerde Okan...
Nerde Bülent? *** Kocaelispor; geçenlerde Mirkoviç''i F.Bahçe''ye verdi. Körfez ekibi; böyle yıldızlarını sata sata, içi boşaltılmış bankalara benzetilmek isteniyor. Bu gidiş; banka batırır gibi, kulüp batırır. Okan - Suat - Emre kurgusunun G.Saray''ın belkemiği ya da omurgası olduğu bir ortamda; rakibini bu üçlüden mahrum yakaladı. Ortada savaşanlar olmayınca; G.Saray''a zor anlar yaşattılar... Ama Jardel farkı, mağlup olmalarına yetti. Çünkü o golden sonra maç koptu. Yıldızlarını sata sata; bir gün gelecek, satacak adam da bulamayacaklar.
Yazık!

