Kaydet
a- | +A

Hagi... Hagi... Hagi... Kargadan başka kuş, dinazordan başka temelli senatör tanımam! Adam; Türkiye gelmiş en şöhretli, en yararlı ve en bilinçli profesyonel... Afrikalılar''ın ülkelerine gidip de, Türkiye''ye dönmelerindeki binbir nazın hiç birini onda görmedik. 4 yıldır sorunu yok! İzinli gittiği Romanya''da; tatiliyle birlikte özel çalışmasını da yaptı... Popescu, alacağı için Becalli''yi özel olarak İstanbul''a getirtip, G.Saray''ın karşısına savcı olarak dikerken; Hagi 4 yıldır ekmeğini yediği yere posta koydurmadı. "G.Saray''dan bunca para kazandım... Varsın 300 bin dolarımı geç versinler. Nasıl olsa alırım" dedi... İdmanda kaytardığını, gelmemek için bin dereden su getirdiğini gördünüz mü? Ciddi, tutarlı, anlayışlı bir profesyonel... Dün de; aradaki tatil boşluğunu dalga geçerek boşa harcamadığını belgeleyen bir fiziki canlılık içindeydi. Attığı şık ve akıl dolu gol; "Nasıl Hagi olunur?" sorusunun, unutulmayacak cevabıdır... Attırdığı ikinci golün inanılmaz asistliğini unutmak mümkün değildir. Ancak kendi attığı golden sonra, Kocaeli seyircisine yönelik ağır, çirkin, forma hareketini affetmek mümkün değil... Ne gereği vardı? Gerilimsiz, normal seyrinde geçen bir maçtı... Ne onu, ne takımını sinirlendirecek tek olumsuzluk olmadı... Ayrıca, ciddi bir tahrik olduğunu varsaysak bile; o kol hareketini haklı gösterebilecek gerekçe olamaz.

O hareket; ona yönelik hayranlığımı, arkadan hançerledi.

Üzüldüm. * * * G.Saray, Kocaeli karşısında paşa paşa oynadı... Canını sıkmadan, riske girmeden, gönül rahatlığı içinde, bunalımsız ataklar yaptı.

Körfez ekibi; kötü giden talihini tersine döndürmek için canhıraş çırpınırken bile, G.Saray istifini bozmadı. Sahaya iyi yayılan, rakibi denetimi altında tutan soğukkanlı futboluyla; belki göze hoş gelecek futbol oynamadı ama, "İş bilenin - kılıç kuşananın" türünde akıllı olmanın basit gereklerini yerine getirdi. Son anlarda biraz dağıldı, hatta gol bile yedi ama gelen tehlike sinyallerini çabuk kavradı. * * *

Ergün''ü basit, gösterişsiz ama hatasız futboluyla, yararlı gördük. Capone ilk yarıda gereksiz bir sertlik içindeydi... Sarı kartı yiyince yatıştı. Emre; Hagimtırak özelliklerinin biraz dışındaydı... Ama yararlı oynadı... Faullerle karışık, Körfez''e ilk presi koyan adamdı. G.Saray, Sergen girince toparlanacağı yerde, şaşkınlık anları yaşadı. Hagi ile Sergen arasındaki farkın önemli bir göstergesi miydi acaba? Kocaeli''deki Serdar''ı; Beşiktaş''ta oynadığından daha cesur, daha atak, daha akıllı ve daha becerikli bulduk. Hem ilerde, hem kanatta görev aldı. Fiziği de, daha derlenip toparlanmış. * * * G.Saray maça "Acınızı paylaşıyoruz" pankartıyla çıkmıştı. Güzel, anlamlı, duygulu bir jest... Ama futbolcular, yazıyı tribünlere okutur okutmaz, pankartı yere attılar... Bir kısmı da üzerine bastı. Bu işi lâf olsun diye yaptıklarının, üzücü bir kanıtıydı.

İnansaydılar... Yere fırlatıp, atmaz; saygıyla pankartı almaya gelen görevliye verirlerdi. Bu nedenle; bu hareket benim için duygu sömürüsünden öte bir anlam taşımadı.