Kaydet
a- | +A

Hani G.Saray oynasa, ortalığı dağıtsa, görenlerin parmağını ısırtsa... Vay anasını dedirtse...Vallahi, hepimiz şapa oturduk diye; basın adına üzülürüm. Ama böyle birşey yok! Çünkü, G.Saray''ın karşısında rakip yok... Ruhu vantuzla emilmiş, heyecanı enjektörle çekilmiş, gücünün pili bitmiş bir Erzurum; bırakın top oynamaya, yürümeye bile isteksizdi. Sıfır direnç... Sıfır kalite... Sıfır beceri...

Böyle bir takım karşısında, Langa Gençleri olsa; durum farklı olmazdı. G.Saray''ın nesini, niçin, nasıl beğeneyim? Seyirci; Jardel gol attıkça, onu da eleştirenlere karşı küfürler yükseltiyordu. "Alın, görün" dercesine, öfke yaptılar. Alalım da, ne gördük? Attığı 4. gol hariç, diğerleri için; Jardel değil, Medyum Memiş''in canı sıkıldığında dövdüğü Keto olmak bile yeterdi. Aman aman bir marifet gerekmiyordu. "Bu kadar gol atan adam, eleştirilir mi?" denilebilir. Eleştirmiyoruz. Olmayan, direnmeyen, aklına esip kapalı defans bile yapmayan takım karşısında olması gerekeni yaptı.

Yani, "İşte Jardel bu" dedirtecek bir pozisyon olmadı.

G.Saray, sıradan bile olmaktan uzak bir takım karşısında; sıkılmadan, strese, bunalıma girmeden, gel keyfim gel bir maç kazandı. Hatta ben bu maçı oynanmamış kabul ediyorum. Rakibi sahaya çıkmadı, Cimbom hükmen kazandı gibi birşey... *** Danperli kamyondaki goller yanıltmasın! Lucescu''nun takımı Mozarella peyniri gibi rendeden geçirişi devam ediyor. Ancak; yeni bir teknik direktörün umut, ışık ve renk veren hiç bir izdüşümünü göremiyoruz. Soru işaretleri koyulaşıyor. Lucescu; Fatih Terim''in pres ağırlık futboluna gönderme yaparak, "G.Saray artık kişilikli futbol oynayacak" diyor. O kişiliksiz değil futbol, UEFA Kupası''nı getirdi. Kendisi G.Saray''a ilk geldiği günlerde "Terim bize bir hazine emanet etti" demişti. Kişiliksiz futbolla, nasıl bir hazine oluştu acaba? Bu hazineyi, 40 Haramiler''e kaptırmasın.