Kaydet
a- | +A

Şöhret ve parayı birlikte kazananların, ortak bir yazgısı var. Hayatları; sürekli bir med-cezir içinde, gidip gelmeye, çalkalanmaya başlıyor. Kimisi önce eşini değiştiriyor... Sonra, yakın arkadaş grubunu değiştiriyor... Tavırlarını, yaşam biçimini değiştiriyor. İlgi alanları, hatta damak zevki bile farklılık gösteriyor. Bütün bunların öncelik sıralaması, belki yerlerini değiştiriyor ama; sonuç değişmiyor. Bu tür insanların, mutluluğu sürekli kılma şansları tarihe gömülüyor. Dışardan parlak gibi görünen; ama hep bir kaos, kargaşa, gerilim ve koşturmaca içinde geçen yaşamları, huzuru çok az yakalayabiliyor. Çoğu kez de; eski, sade, dingin, iddiasız günlerinin özlemini çekerler.

*** Türkiye''nin gündemine oturmuş, yığınları peşinden koşturmuş futbolcuların; paraya ve şöhrete rağmen, yaşamları kolaylaşacağı yerde, daha da zorlaşmıştır. Düzenli ve sürekli bir periyod yaşamazlar. Dikkat edin; neredeyse hepsinin yaşamı, ağır darbeler alır. Tuna nehri gibi sakin ve duru akacağına, Niyagara şelalesi gibi, deli-fişek akarlar. Bu yüzden hep köpük içindedirler. Futbol dünyamızın ünlü isimlerine baktığımız zaman; yerli-yerine oturmuş bir aile tablosu sergileyemiyorlar. Hep içlerini kemiren bir sıkıntı, bir olay, bir bela vardır. Gelin bir göz atalım: Rıdvan Dilmen; Türkiye''nin çok ünlü bir futbolcusu olmasına rağmen, huzurlu bir aile reisi olamadı... Harika Avcı''nın ondan bir çocuk aldırdığı yolundaki iddialar kanıtlanmasa bile, eşinden ayrıldı.

Tanju Çolak; ünlü kadınlarla düşüp kalkma uğruna, evliliğini ciddi ölçüde yaraladı. Önemli sıkıntılar, hatta bunalımlar yaşadı. Uzunca bir süre eşinden ayrı kaldı. Hakan Şükür; çok tantanalı ve saltanatlı bir şekilde yaptığı ilk evliliği, televizyon tarafından düğünü naklen yayınlanarak ülke gündemine oturmasına rağmen, yılını doldurmadan boşandı. Oktay Derelioğlu''nun ilk eşi intihar etti... İkinci eşini ise; Beşiktaş''tan takım arkadaşı Serdar''ın sözlüsünden seçti... Bu yüzden ölüm tehditleri ortalıkta dolaştı. Beşiktaş''ın kalecisi Fevzi, intihara teşebbüs etti. Mustafa Denizli; sosyetik bir kadından gayrimeşru bir çocuk sahibi oldu, eşinden boşandı. Feyyaz Uçar da, yasa dışı çocuk sahibi oldu. Ama şimdi o bayanla beraber değil. Alpay; ülke gündemine oturan evliliğinin kısa bir süre sonrasında, sorunlarla boğuştu... Eşine olmadık sözler söyledi. Rüştü; eşiyle kavga etmesinin sonrasında cama indirdiği yumruğu yüzünden, elini sakatladı. Bir süre maçlara çıkamadı. Bu yüzden kulübünde ciddi bunalımlar yaşadı. Elvir Baliç; gece yarısı operasyonuyla alel-acele evlendiği Türk eşini, 6 ayda boşadı. Boliç de, evlendiği Türk eşi Gaye ile, şu sıralar sorun yaşıyor. Högh; Türk futbolunda efsane adam olmaya ramak kaldığı bir dönemde, aşk hayatına daldı ve bu yüzden karısından ayrıldı. F.Bahçe''den adeta kovuldu. Aklı başında, dingin bir kişi olarak bildiğimiz Ogün Temizkanoğlu bile; F.Bahçe''ye geldiğinin hemen ertesinde, eşinden boşanma noktasına geldi. İstanbul Sendromu onu da vurdu *** Daha önce herhangi bir hazırlık yapmadan, bilgisayarın başında aklıma gelen örnekleri aktardım. Araştırırsak; bu ibret vesikalarını çoğaltmak elbette mümkün. Çok daha şaşırtıcı istatistiklere varırız. İşin tuhafı, Türkiye''ye gelen yabancıları da, zamanla kendimize benzetiyoruz. Üzüm üzüme bakarken, yanındaki armut da kararıyor. Para ve şöhret, beklenenden erken ya da fazla gelince; akbabalar leş arar. Sonuçları acı olur. Milli Piyango, loto, toto, at yarışı gibi şans oyunlarında büyük vurgun vuranlar; bir anda ortaya çıkan yeni düzene uyum sağlayamadıkları için, bir bir telef oldular. Delirenler oldu... Ailesinden kaçanlar oldu... Cinayet işleyip ya da işletip, hapse düşenler oldu...

O koca servetler, çok azına yar oldu! Amerika''da, bu tür şans oyunlarında çok büyük ikramiye kazananlara, parası peşin verilmez. Sapıtmasın, dağılmasın, psikolojisi bozulmasın diye; aylık taksitler halinde 20 yılda verirler. Çok büyük şöhret ve çok para; nadiren huzur getirir. İddiasız, gösterişsiz ama sakin yaşamınızın kıymetini bilin. Mutluluk zirvelerde değil, ayağınızın ucunda... Onu tekmelemeyin!