Tehir maçı ama, zehir maçı değildi. Erteleme, G.Saray''a şerbet gibi geldi... 3 büyükler; ligin 36. Kuzey Pareleli''nde aynı hizaya çekilmiş gibi, hepsi 36 puanlıydı. G.Saray, "Uçuşa yasak bölgeye" sorti yapan F - 16 misali; Antalya''nın üstüne pike dalışına geçti. İncirlik yerine, Florya''dan kalkış yaptı... Hedefine kilitlendi, vurdu geldi. Averajlı liderliği, daha avantajlı hale getirdi... Artık zirvedeki sıralamayı, Foto - Finish belirlemiyor. G.Saray; gol farkından puan farkına doğru rütbe aldı... Antalya''da apoletini taktı. *** Maç çok tempolu değildi... Ama kesik kesik de değildi. Özellikle ilk yarıda; "Oyunda duran anların" sayısı ve süresi çok değildi. Bu nedenle; belki kaliteli değil ama, seyredilebilir bir maç oldu. Şenol, Burhan, Hasan, Taffarel gibi dazlağı bol oyun; bu yüzden fazla saç-baş yoldurmadı. G.Saray, kendine güvenen alışılmış tavırlarıyla; Antalya''ya karşı ağır başlıydı. Orta sahasını kaptırmadı... Aksine kabul ettirdi. Ancak Emre''nin sakatlanıp oyundan çıkışı, G.Saray''ın omuriliğini zedeledi. Antalya, dengesini kaybeden rakibine zor anlar yaşatmaya başladı. Ama skoru değiştirmek için; ne zamanı ne de gücü yetti.
*** G.Saray''ın attığı gol öncesinde, Hagi''nin rakipten topu söküşünde, faul ipuçları vardı ama; bozgunculuk olmasın diye, bunu biz de görmemiş olalım. Malûm; büyüklerin her zaman böyle hakem kontenjanı ya da joker durumları vardır. Ondan sayalım. *** G.Saray; Terim sonrasındaki ilk boşluk ve şaşkınlık anlarından kurtuldu. Taşlar yeniden yerli yerine oturdu. Lucescu da; inat uğruna Terim stratejisinden kopma yanlışından vazgeçti. "Yeni bir G.Saray" oluşturma hevesinden, "Klasik G.Saray" gerçeğine döndü. Bu yüzden işler tıkırında gidiyor. Akıl için, yol bir!

