Kaydet
a- | +A

Zor günlerden, şen günlere dönüş yapan Baliç; mükemmel golünü attığında, arkadaşlarının ona ördüğü sevgi çemberi, görülecek şeydi... F.Bahçe golü attığı için elbette seviniyorlardı. Ama daha fazla Baliç attığı için, mutlu oldular. Bu da F.Bahçe''nin "Takım" olma yolunda, önemli bir mesafe aldığını gösteriyor. *** İkili mücadelelere girmiyor diye, ağzına acı biber sürdüğümüz Yusuf; bu defa "İstediği gibi" değil, "Gerektiği gibi" oynadı. İkili mücadeleye girdi... Top çaldı... Rakip kovaladı... Zaman zaman iyi toplar attı... Sahaya yalnız tekniğini değil, yüreğini de koymuştu. Ama gecenin assolisti, Rapaiç''ti... Olgun, üstün, istekli ve hakim oyun üslubu; müthiş hırsı ve tekniğiyle buluşunca, bütün F.Bahçeliler''in gönlünü fetheden bir kahraman ortaya çıktı. Yalnız gollerin değil, F.Bahçe''nin de hazırlayıcısı konumundaki Rapaiç; devre olduğunda, soyunma odasına giderken, seyirci onu çılgınca alkışlıyordu. Taraftarın en doğru kişiyi, en doğru zamanda farketmesi ve onu ödüllendirmesi; taraftarın futbol görgüsü açısından ne denli yetkin olduğunu gösterdi. *** Maçta F.Bahçe''nin hakim güç olduğu hiç tartışmasız... Sarı-lacivertliler, bu maçı nasılsa kazanacaktı. Ama attıkları ilk gol, olmayan bir penaltının uydurulmuş senaryosuydu... Hava topuna ortaklaşa çıkan iki kişiden yere düşenine, bir zanlı aramak telaşı; hakemi yanlışa götürdü. Olmayan suça, olmayan suçlu icat etti. Gerçi, F.Bahçe bu penaltı golünün sırtına binip, ada sefası yapmadı.

Alnının teriyle çalışıp, galibiyeti zaten haketti... Sadece futbol oynar gibi değil, sanki kömür madeninde çalışır gibiydi. Grizu infilâkında göçük altında kalan Ankaragücü''ydü. *** F.Bahçe; lige başladığı ilk Kocaeli ve geçen haftaki son Denizli maçlarından, çok daha görkemli oynadı. Üstelik temposunu ve kazanma hırsını ilk kez maçın tamamına eşit oranda yayma becerisini gösterdi. Osmanlı İmparatorluğu 700''üncü yılını, F.Bahçe İmparatorluğu da 700''üncü golünü aştı. Bu tarihi gerçekten lider çıkması, şaşılacak bir şey değil. Bravo Fener''e...