Kaydet
a- | +A

Sözümüz meclisten dışarı. Biz demiyoruz; bazı kesimler bazı basın kuruluşları için, "Kartel medyası" diyor. Kendini "BÜYÜK", "GÜÇLÜ", hatta "SAYGIN" gösteren bu gazeteler; arka sayfalarında her gün çıplak kadın fotoğrafı kullanıyorlar. Mankenlerin ya da soyunmaya meraklı kadınların; aynı yerde, aynı köşede ve aynı boyutta, göğüsleri fora edilmiş fotoğrafları yayınlanıyor. Hiç sektirmeden, her gün... Belli ki; daha sayfa yapılmadan, orası o tür teşhirci kadınlar için ayrılıyor.

Diyelim ki; o gün o köşe için ellerinde fotoğraf yok. Ne yapıyorlar, ne ediyorlar; Avrupa dergilerinden kesip çıkartıyorlar; illa da bir hatun buluyorlar. Olmazsa olmaz! * * * Kadının fotoğrafını bulmak ve kullanmakla da iş bitmiyor ki... Altına bir de haber yazacaksın. Salla gitsin! İki yıl önce çekilmiş bikinili bir fotoğraf bulsalar bile, "Bu yılın modası bu" diye kakalarlar. Bu köşede yayınlanan hiçbir habere ya da bilgiye itibar etmeyin. Çünkü; adı sanı yazılanların kimliği bile, çoğu kez uydurmadır. Fotoğrafını bulup adını bilmedikleri kadına, Sabrina derler, Ulrike derler, Diana derler... Burada önemli olan, kadının kim olduğu değil; olabildiğince şuh, seksi ve çıplak olmasıdır. Gerisi palavra! * * * Bütün bunları, HÜRRİYET ve SABAH gibi aklı başında sandığımız gazeteler de yapıyor. Esas acı olan bu! Sanki birileri enselerine silah dayıyor, tehditle çıplak kadın resmi koyduruyor gibi; her gün aynı şey olur mu? Bir gün de bikinili, tangalı, bol kalçalı fotoğraf kullanmasan, ölür müsün? Hayır, illâ olacak... Kanun Hükmünde Kararname ile mecbur kılınmış gibi; mutlaka göz zinası yaptıracaklar. Kurtuluş yok! * * * Bunların bir de pazar ilaveleri var. O daha büyük rezalet... Çorap, gömlek, iç çamaşırı değiştirir gibi SEVGİLİ değiştiren manken takımının, göstermedikleri yeri kalmadı. Neresinde kaç tutam kıl var, millet onu bile ezbere biliyor. Ayıptır yahu! Ben bir de şunu anlamıyorum. Bu kadınlar durmadan "YENİ BİR AŞK" yaşıyor. Daha önce de yazdım; bir defa aşık olunur... Hadi bilemedin iki, tutturamadın üç... O kadar! Otomatiğe bağlanıp, 50 sefer aşık olunmaz ki! Ama bizim memlekette, kör tuttuğunu okşuyor. İş, erkeklerle ardı ardına sayısız ilişkiye dönünce; onun adına AŞK denmez, açıkça FUHUŞ denir efendim FUHUŞ... Sevgiyi bu kadar yalama yapmayın! * * * Gazeteler; ahlâk açısından tefessüh etmiş, yoldan - raydan - şirazeden çıkmış kadınları TOPLUMSAL BİR DEĞER olarak sunuyor. Yatmadığı erkek kalmayan ünlü mankenler; gençkızları kendileri gibi olmaya özendiriyor. Çünkü itibar görüyorlar. İşte felaket burada... Gazete tiraj, kadın piyasa yapıyor ama; toplumun temeline dinamit konulmuş, kimin umurunda? * * * Elinizde tuttuğunuz bu gazete; diğerleri gibi, her gün çıplak bir kadın fotoğrafı kullanmıyor... Pazar günleri özel ilave verip, kadın mezbahası gibi, et sergilemiyor... Hafta arasında da tencere, tava vermiyor... Öbürleri yarı yarıya fiyat kırarak piyasada ayakta kalmaya çalışırken; bu gazete bir kuruş aşağı inmedi. Buna rağmen, gene dimdik... Gene lider... Gene güvenli... Tirajında santim oynamadı... 50 türlü parende atanların önünde, satış üstünlüğü var. "Kaçacak okuyucu" korkusu yok. Teşekkürler Türkiye! Çıplaklığa, fuhuşa, yalana, tencere - tavaya, fiyat kırmalara itibar etmeyen; bu ülkede ciddi ve kadirbilir gazete okuyucusu olduğunu da belgeleyen sizlere, şükürler olsun... Okuyucularımla ve gazetemle iftihar ediyorum.