Kaydet
a- | +A

Türkiye Ligi''nin ne kadar köfte bir lig olduğu, Hagi''den belli. Adam; Avrupa kupalarında takımın el freni, içerde futbolun fenomeni...

Karşısında Milan, Chelsea, Hertha olduğu zaman başka; Kocaeli, Van, Erzurum olduğu zaman daha başka... Neden? Ligimizde tempo düşük... Tam süre ve tam saha pres koyan yok... Hakemler; omuz omuza ikili mücadeleye sürekli düdük çalıyor... Avrupa, hileli iflâs gibi hileli faul yapılmıyorsa; güçlü olanın ayakta kalmasına, öbürünün yere düşmesine izin veriyor.

"Futbol erkek oyunudur" bunun için deniliyor... Yoksa açık faullere elbette düdük çalınacak.

Sert olanlarına sarı, kasıtlı ve tehlikeli olanlarına şüphesiz kırmızı kart gösterilecek. Türkiye''de, Hagi gibi belli klası ve şöhreti olanlara yönelik; koruma politikaları uygulanıyor. Onlara faul yapılmasına düdük çalmakta kararlı, ama onların başkalarına faul yapmasında hoşgörülü davranıyorlar. Avrupalı hakem, Hagi - Magi tanımaz! Çalar düdüdüğü, çıkarır kartı... Bu yüzden de, Avrupa kupalarında oyunu yönetmeye ya da yönlendirmeye, hakemi kendi manyetik alanına çekmeye çalışacak yüzü bulamıyor. Türkiye liginde girdiği ikili mücadelelerde, kendi lehine düdük çalınıp oyunun durdurulmasına alışmış... Yabancı hakem "Devam" diyor. Bizde, çaktırmadan geçirdiği dirsek darbelerine karşı bir hoşgörü kontenjanı var... Emre''yi de öyle yetiştirdi. Ama dışarda kül yutmuyorlar... Bütün bu avantajlarını kaybedip, maçta bir de tempo yükselince; Hagi yetersiz kalıyor. * * * "Türkiye''deki Hagi" gerçeğinin, Türkiye''ye yettiği; Kocaeli maçında da belgelendi. 2 golden birini attı, birini attırdı... Ama bizde sürekli kora - kor bir mücadele olmadığı için, dinlene dinlene oynadı. Ciddi anlamda pres yemedi... Tedirgin edici bir markaj görmedi... Bunun yanında, hakem ona yaklaşanı durdurdu. Onun yaklaştıklarını ise, sürdürdü... Hagi de, ciddi anlamda nefes ve dayanıklılık gerektirmeyen oyun kurgusu içinde; bilinen kimliğine vizyon buldu. Maçı söktü, götürdü. Kendi golü şahane, öbür goldeki asistliği ise; mükemmeldi. * * * Hagi çıktıktan sonra, Sergen girdi. Takım gol yedi, dağıldı... Maç gitti gider pozisyonuna geldi. "Türkiye''ye yeten Hagi" ile, "G.Saray''a yetmeyen Sergen" farkı ortaya çıktı. Neden? Biri; tatilde olduğu Romanya''da bile, tek başına çalışan dürüst bir profesyonel... Öbürü, geçen hafta idmanlara çıkmayan klasik Dalgacı Mahmut... F.Bahçe''de Zeman''ın 50 idmanından 40''ına çıkmayan... Çıktığı 10 idmanda da gönülsüz olduğu, hocası tarafından şikayet edilen problem futbolcu! İdmandan kaytarmak için; Fatih Terim''e bile mazeret uyduracak ve onu inandıracak kadar maharetli hergele... Gene düz koşuyla kurtarıyor.

Hagi Türkiye''de tam 4 yıldır futbol oynuyor. İdmanı kaytardığını... Romanya''ya gidip de, Afrikalılar gibi dönmediğini... Sorun çıkardığını gördünüz mü? Son para krizinde de; "G.Saray''dan çok para kazandım. 300 bin dolarımı sonra alsam da olur" diyebilen biri... Adamda iyiliklere NİSYAN, geç ödemelere İSYAN yok! Evet, Avrupa futbolu için miadını doldurmuş... Ama Türkiye''nin köhne futbolunda; PROFESYONEL BİLİNÇ''in ders kitabı... Karakteri bozuk olanlarla, onu kıyaslamayın. Kocaeli''de birinin çıkıp diğerinin girdiğinde; neler olduğunu da gördük. Sergen''in bir Hagi olması için, daha 20 fırın ekmek yemesi lazım!