Fincanı taştan, Cimbom''u baştan oyarlar balam; içine Sergen''i koyarlar...
Daha önce oynadığı 3 kulüpten de kovulup rekor kıran adam, şimdi G.Saray''ı karıştırmaya geldi.
F.Bahçe ve Beşiktaş''ın aradaki farkı kapatması için; SSK doktorundan reçeteli ilaç gibi, şifa niyetine fırsat!
Haberiniz olsun; lig bitmedi, yeni başlıyor.
* * *
F.Bahçe geçen yıl üst üste 9 maçı da kazanarak, yakın tarihin en parlak dönemini geçirirken; Hürriyet gazetesi "F.BAHÇE TANK GİBİ" manşetini atmıştı.
2 gün sonra Sergen''i aldılar.
Daha o gün Star televizyonunda uyardım:
"Tıkır tıkır yolunda giden arabanın tekerine, çomak soktunuz... Yalnız çomak sokmakla kalmadınız; o çomağı oyup, içine dinamit lokumu yerleştirdiniz. Göreceksiniz; şampiyonluk umudunuz yakında infilâk eder."
Sonuç malûm!
* * *
Hürriyet gazetesi; rakipsiz durumda kalan Cimbom için, geçen yıl Fener''e attığı başlığın aynısını 10 gün önce atarak bu defa "G.SARAY TANK GİBİ" dedi.
Büyük bir rastlantı sonucu; aynı F.Bahçe manşetinde olduğu gibi, yine bu başlıktan 2 gün sonra, Sergen bu sefer G.Saray''a geldi.
Tarih tekkerrür mü ediyor, teşekkür mü ediyor; anlayamadım.
8, 10 ve 11 puan farkı olanlara; seri sonu indirimli satışlar ve defolu mallar reyonu açıldı.
Koş hemşerim koş... Yetişen alır!
* * *
Sergen''i hile ile, hülle ile transfer etmek için; Makedonya''ya hava köprüsü kurdular.
Alel acele, palas pandıras Van maçına yetiştirdiler.
Adam; kendisi için bunca alavere - dalavere çevrilmesine, yurt dışında pür-telaş koşturulmasına rağmen; Pazar gecesi sahada görülmedi.
Sanki, sadece korner atışları olduğu zaman oyuna girdi.
Durum 1-1''li dakikalarda hayli kritikken; o korner atışlarına, F.Bahçe''den kovulmasına neden olan soğuk tavırlarlarla, yine aheste gidiyordu...
Adamın kıratı yüksek, tıyneti bozuk!
* * *
Bir pozisyonda koşarken, lifi atar gibi oldu... Sakatlanıp bir süre oyun dışı kaldı.
Bir futbolcunun durup dururken niye lifi atar ya da zorlanır?
Geceleri yaramazlık yaptığı için...
Bu yaramazlığın ne olduğunu, nasıl olduğunu da; haftasonu eklerinden birinde, sabaha karşı çıktığı bar haberinden öğreniyoruz.
Ertesi gün idmana giderken de, trafik kazası yapıyor.
Akıl uçkura takılınca, ayak tökezler.
Neresi debriyaj, neresi gaz, neresi fren şaşırırsın...
Direkler dostun olur; selamlaşır, kucaklaşırsın!
* * *
Adamın faulleri bitmiyor ki...
G.Saray''a gelişinin henüz ilk haftası bile dolmamıştı... Televizyonlar, bir idman görüntüsü sergiliyordu.
Sarı-kırmızılı tüm futbolcular, ellerini enselerinde kenetlemiş, çimleri öpercesine eğilip çalışırken; arka taraflarda 2 Dalgacı Mahmut, şakalaşıp şamata yapıyordu.
Bunlar Sergen ve Tugay''dı...
İki kafadar buluştu, kimbilir daha ne düet yaparlar!
Fatih Terim başına püsküllü bela aldı.
Bir gün hiddetlenip püskülünü koparsa, belası elinde kalacak.
* * *
Bunları söyleye söyleye, ağzımda tüy bitti.
Söylediklerim Beşiktaş''ta, İstanbulspor''da, Fenerbahçe''de 3 kez doğrulandı; gene de akıllanmıyorlar, ben ne yapayım?
"Yıldız futbolcular kolay yetişmiyor... Onları kazanmak gerek" diye diye, yola gelmeye niyeti olmayanları şımartıyoruz.
Adam nereden kovulsa, üzerine atlayanı var.
Onun uğruna, uluslararası hülle bile yapılıyor.
Böyle birini nasıl dizginlersiniz?
Atyarışını da oynar... Sabaha kadar barlarda da gezer... Trafik kazası da yapar... Oyunda lifi de atar... İdmanda dalga da geçer...
Bu kadar şımartılmanın yanında; bana göre az bile yapıyor.
* * *
Şu sıralar sahada ölümüne mücadele eden Emre ve Okan; böyle bir oyunla uzaktan yakından ilgisi olmayan Sergen''in soft futboluna, mutlaka isyan edecek.
Şehzade ile ırgatların kolkola olduğu asla görülmemiştir.
Aradaki 11 puan fark kapatıldığında, gene konuşuruz.
Çünkü virüs; bir kez vücuda girdi.
Kemoterapi tedavisi bile kâr etmeyecek.
Takımın saçları yakında dökülür...
Allah G.Saray''a acil şifalar versin!

