Kaydet
a- | +A

Uslanmaz ve paslanmaz çelik: Pascal Nouma... Ayakları futbolla barışık, ama dili çok karışık. Tükürük ve balgamı, sanki Fransız şalgamı... Kimin yüzünü görse, non-stop servis yapıyor. Kolay tahrik oluyor, zor zaptediliyor. Gözünün üstünde kaşın var diyene, kafayı indirmeğe hazır! Kredi kartından daha çok; sarı ve kırmızı kartı kullanıyor. Alış-verişlerinde küfür; her sezon yüzde 50 indirimde... Defolu mal reyonu ağzına kadar dolu! Pascal Nouma''nın tek cümlelik tarifi var: Futbolu 5''i biryerde... Karakteri 5 metelik... * * *

Adam ne yaparsa yapsın, iyi futbolcu diye sineye mi çekeceğiz...

Ya da nasıl adam edeceğiz? Beşiktaş taraftarına göre bir problem yok. Sevdi mi tam seviyor. Her türlü bıçkın, huzursuz, saldırgan tavırlarına rağmen; Nouma''ya antipatisi yok. Bu olayların Beşiktaş''a zarar vermesine karşılık; onun gözden çıkartılmasını düşünmüyorlar bile... Yönetim de aynı kanıda! Fakat bu adamın bir hale yola koyulması, terbiye edilmesi, rektifiye edilmesi, hizaya getirilmesi de mümkün değil... Ne yardan ne serden geçiyorlar! * * *

Aslında para cezası vermeğe kalktılar. Hatta verdiler de... Ama bir türlü işleme sokamadılar. Lâfta kalan bir disiplin anlayışı, Nouma''yı dizginleyeceği yerde; onun cüretini arttırdı. Olayların, saldırıların, sorumsuzlukların dozu yükseldi. Yönetim ağırlığını koyamıyor. Süleyman Seba görevde olsaydı; Nouma''nın ipi çoktan çekilmiş olurdu. Eski Beşiktaş yönetimi; kulüp ilkelerini, yıldız oyuncuların kaprislerine peşkeş çekmezdi. Hatırlayacaksınız... Feyyaz; en parlak döneminde aldığı bir iç transfer çekini, üzerindeki tarihten önce bankadan çekmeğe kalkmış; ödenemeyince de çekin arkasına "Karşılığı yoktur" kaşesini bastırmıştı. Yönetim, bu kadar suçu bile affetmemiş ve ticari itibarını zedeleyen en ünlü futbolcusunu tarihten silmişti. Problemli Sergen''i de kolay göndermişlerdi.

Çünkü Beşiktaş''ta yıldızlar değil, ilkeler önde giderdi. Şimdikiler ise; gördüğü kırmızı kart nedeniyle önümüzdeki hafta oynayamayacak olan Nouma''yı, ülkesine tatile gönderiyor. Böyle bir komedi olur mu? Bu, tam anlamıyla bu futbolcuya teslim olmak demektir. Yokoluş ve tükeniştir. * * *

Gördüğü kırmızı kart ve ardından gelecek maç cezaları nedeniyle boynu bükük olması gereken Fransız futbolcu; ödül olarak ülkesine giderken, bu sefer de gazetecilerle dalaşıyor, küfür ediyor. Küstahlığından en ufak bir taviz yok. Neden? Çünkü ne yaparsa yapsın; kendisine gebe kalındığını biliyor. Bir dediğinin iki edilmeyeceğinden yüzde yüz emin! Kestiği para cezalarını bile tahsil etmekten korkan bir yönetim; bu çılgın adamı nasıl denetim altına alabilir? Süleyman Seba nobrandı, huysuzdu, tek adamdı, dediğim dedikçiydi ama; 16 yıllık başkanlığının hiçbir döneminde, Beşiktaş''ı kimseye oyuncak yapmadı. Şimdi bir Fransız parmağında oynatıyor! Üzülmemek elde değil... * * * Bizim bu kadar değer verdiğimiz Nouma''yı kendi ülkesinin milli takım hocası Lemerre, Fransa kadrosuna almıyor. Bizi 4-0 yendikleri maç için İstanbul''a geldiklerinde; bizim gazeteciler onu ileride takıma alıp almayacağını sordular. Cevabı, tek cümlelikti: BU KAFAYLA ZOR..." İşte olay: Onlarda zor, bizde kolay!