Kaydet
a- | +A

Kemer yönüne düşen, Antalya''nın yaklaşık 100 kilometre uzağında Çıralı Dağı vardır. Kumluca''daki bu dağda, tam 3 bin yıldan beri ateş yanar. Halk buraya YANARTAŞ der... Kayaların içinden çıkan alevler; ne kadar fırtına olursa olsun, ne kadar yağmur yağarsa yağsın, hiçbir zaman ve hiçbir şart altında, bir an dahi sönmez.

Dahası; bir çok yerde yanan bu ateş, tamamen ormanın içinde olmasına rağmen, bu bölgede orman yangını asla görülmemiştir. Bu dağın mitolojik adı, Chimera''dır. Sonradan Çıralı''ya dönmüş... Güneyinde Musa Dağı vardır. İki dağın arasında kalan ova; Türkiye''yi tüm dünyada olağanüstü bir ilgi merkezine dönüştürebilir. Şimdiye kadar nasıl olmadığına şaşıyorum. Çünkü bu ovada, dünyanın ilk olimpiyatları yapılıyordu. Tam 250 sene sürdü. Gerçi Antik Olimpiyatlar''ın anavatanı olarak; hep Yunanistan''ı biliriz ama, kesinlikle yanlıştır. Onlarınki Helenistik Olimpiyat''tır. Çünkü sadece Helen ırkı, yani Yunanlılar katılıyordu. Sporcular tamamen çırılçıplak yarışırlardı ve aralarında hiç bayan sporcu olmazdı. Olimpiyat meşelasi geleneği ise, asla yoktu. Bu yüzden ona olimpiyat bile denmez. Gerçek adı Atina Oyunları''dır... Zaten 1937 yılında Uluslararası Olimpiyat Komitesi''ne verdikleri bir dilekçe ile, mordern olimpiyatların "Atina Oyunları" adı ile anılmasını resmen istediler. Elbette reddedildi. Bizim Çıralı ve Musa dağları arasındaki ova, Likya medeniyeti döneminde; olimpiyat alanıydı. Bunun gibi Septerya ve Panathene gibi, Ege''de başka olimpik alanlar vardı ve oyunlar sırasıyla bu bölgelerde de düzenlenirdi. İsteyen her ülke katılabiliyordu. Sporcular çırılçıplak değil, sportif kıyafetliydi ve bayanlar da yarışabiliyordu. Atina Oyunları her yıl yapılmasına karşı: Anadolu topraklarındaki olimpiyat, bugünkü gibi 4 yılda bir yapılıyordu. Yarışacak tüm sporcular; önce Çıralı Dağı''na çıkar, ellerindeki meşaleyi Yanartaş''taki doğal alevlerden yakar, sonra ovaya inip oyunlara başlarlardı. Olimpiyatlarda Lamyadoforis denilen bu "Meşale Nakli" töreni, tamamen bizim topraklarımızda yapılırdı. Oysa Atina Oyunları''nda bu tür bir meşale töreni hiç yapılmazdı. Japonya; 1964''te düzenlediği Tokyo Olimpiyatı''ndan önce bu bölgeyi gezdi, araştırmalar yaptı ve olimpiyat ateşinin Yunanistan''dan değil, bu bölgeden yola çıkarılmasını önerdi. Türkiye kayıtsız kaldığı için, müthiş bir fırsatı kaçırmış olduk. Komşumuzun baskısıyla, öneri geri çevrildi. *** Bu gerçekleri biz kafadan atmıyoruz. Yunanlı olan ama İzmir''de doğan HOMEROS bile, ünlü İLYADA adlı eserinde; Akdeniz ve Ege topraklarında düzenlenen olimpiyatlardan uzun uzun bahseder. Biz bu olaya niye sahip çıkmayız anlamıyorum. Onlarınki Helen Oyunları''dır. Gerçek antik olimpiyatlar bizde... Modern Olimpiyatlar 104 yıldır devam ediyor... Helen Oyunları''nın 160 senelik ömrü oldu... Bizdeki gerçek Antik Olimpiyatlar ise, tam 250 yıl sürdü... İşin neresine bakarsan bak, avantaj bizde! Bu müthiş fırsatı neden değerlendirmeyiz?... Niçin sessiz kalırız?... Anlamak mümkün değil! *** Zeus, Athena, Apollon, Artemis, Afrodit, Poseidon gibi Yunan mitoloji tanrılarının yaşadığı varsayılan Olimpos dağlarından Yunanistan''da sadece bir tane var; oysa Türkiye''de 20 tane... Yanartaş''ın bulunduğu Çıralı, onun güneyindeki Musa Dağı... İzmir''deki Kemalpaşa, Bursa''daki Uludağ... Hangi birini sayayım! Onlar malı götürüyor, biz avantajımızın bile farkında değiliz. Düşünebiliyor musunuz; modern olimpiyatların anası, Türk topraklarındaki gerçek antik olimpiyatlar... Kendimiz bile farkedemedik ki, başkalarına nasıl kabul ettirelim. Ne büyük bir fırsatı kaçırdığımızı, hâlâ kavramış değiliz. Mitolojik ve 3 bin yıllık gerçek Chimera Ateşi bizde; ama olimpiyatların meşalesi, her seferinde Yunan toprağından yakılarak yola çıkıyor. Hırsımdan kuduruyorum.