Kaydet
a- | +A

Bir gün Şahin Özer''e açık açık sormuştum: "Önemli gazetelerin bazı magazin muhabirlerine maaş bağlandığı ya da para verildiği doğru mu?" Kısa, kesin, net "Evet, doğru" dedi. -Peki kim veriyor? "Mesela ben veriyorum" diye kestirip attı. -Kime veriyorsun? -Kime diye sorma, bir çoğuna veriyorum... Bu maaşla olur, hediye ile olur; ama olur! Şahin Özer''e göre; bu işler artık böyle oluyor. Promosyondan gazetecilerin bile nasibini alması, marketing tekniği... Bu iş ayıp değil, kural olmuş. Televizyonlarda klipler yayınlansın diye, her yayın başına para ödüyorlar. Her kasetin bir fiyatı var! Düşünebiliyor musunuz; televizyonda sık sık çalınan bir müziğin, siz çok istendiğini sanıyorsunuz. Ama öyle değil... Parayı bastıran hem düdüğü, hem kaseti çalıyor. Albümü tarifeyle ekrana getiren televizyonların; "Top 10" ya da "Top 20" gibi "En çok sevilen" albüm yayınlarında, bu listeleri düzgün hazırladıklarını nasıl varsayabiliriz. Kimbilir ne dümenler dönüyordur. Zaten döndüğü belli. Kendi sanatçıları listenin başında, rakipten olanlar listenin sonunda... Ya da hiç listede yok! *** Böyle olunca, bütün magazin haberlerine de kuşkuyla bakıyorum. Muhabir, kaset firmasından maaşlı mı değil mi; midem bulanıyor. Geçenlerde bir haber... Hürriyet''in başlığı, "Tatlıses''in Asena baskını" diyor. Olayı okumuşsunuzdur. Asena, İbo''nun Bodrum''daki otelinde kalıyor... Sonra ne oluyorsa oluyor; Asena o oteli terkederek başka bir otele gidiyor. İbrahim''in onu geri almak için gidişinde, Asena''yı sosyete playboyu Derya Umut''la samimi pozlarda görmesi... Kızması... Dönüp adamlarını oraya baskına göndermesi... Asena''ya el koydurup, zorla geri getirtmesi... Mutlaka biliyorsunuz diye, olanları kabaca özetledim. Bu olay, mafya usulü otel basmadır... Asena''yı kaçırmadır. Bu kadar basit! Zaten Hürriyet olayı işlerken; haber başlıklarını ve spotunu bu çerçeveden veriyor. Garip olan taraf, haberin yazılış üslubu... Barış Kocaoğlu adındaki muhabir arkadaş; İbrahim Tatlıses''i kızdırmamak ve bu olayda onu suçlu göstermemek için, her türlü mahareti sergiliyor... Haberin içeriğinde baskın yok... İbo, Asena''yı kendi oteline davet etmiş... Adamlarını oraya gönderip, işi tatlıya bağlamış... Haber öyle kibar bir üslupla yazılmış ki; İbrahim Tatlıses dansözü kaçırmamış, davet etmiş... Davet ettiyse, o zaman sorun ne?... Hürriyet''in 1. sayfasına niye manşet oldu. Haberin başlığı başka, içeriği başka... Barış Kocaoğlu, kaset firması patronu Tatlıses''i rencide etmemek için, niçin bu denli duyarlılık gösteriyor. Gazetenin yazıişleri kadrosu başlıklarda açık bir şekilde "BASKIN" derken, muhabir neden "DAVET" diyor. Hürriyet Yayın Koordinatörü Seçkin Türesay''ı telefonla arayarak, rahatsızlığımı ilettim. "Maaşlı magazinciler" iddiasının kol gezdiği bir dönemde; Hürriyet''te bu üslupta bir haberin yayınlanmasından, meslek etiği olarak utandığımı söyledim. Haberi yazan kişinin soruşturulmasını istedim. Türesay söz verdi, araştıracak. Mesleğe ve Hürriyet''e yıllarını vermiş; seçkin, nitelikli, ağırbaşlı, başarılı bir dostumuz... Olayı kulak arkası etmeyeceğinden eminim. Muhabirin "İbrahim Abi bu haberi yazmak zorundaydım, kusura bakma... Ancak bu kadar oldu" demek ister gibi bir imaj bırakan yumuşak haber, açığa çıkacak. Bundan belki bir şey çıkmayabilir.

Ama maaşlı magazinciliğin kökünü, mutlaka kazıyacağız!