Kaydet
a- | +A

Belki çok üst düzeyde değil; ama hiç kimsenin, lezzetinden şikayet etmeyeceği güzel bir final odu. Maçı hem mutlulukla, hem büyük bir acıyla seyrettim. Mutluluğum; finaldeki, belli bir kalite standartını aşan yeterliliktendi... İki takım da; özveriyle ve büyük bir enerjiyle oynadı. Üzüntüm; birbirine denk görünen, iyi niyetle çaba gösteren iki takımdan, hiçbirinin elenmeyi haketmeyeceğiydi. Her iki takım da, 1.Lig''e hazır bir görüntü sergiledi.

Bazı finaller vardır; biri öbür takıma karşı açık, net, kesin üstünlük sağlar... Golünü ya da gollerini atar, "Zaten hakkıydı" dersin...

Ama Rize ve Diyarbakır; tüm maç boyunca güçte, dengede ve şansta, cimnastiğin paralel bardaki yatay direkleri gibi eşitti.

Yalnız ilk yarıda, şöyle bir farklı durum vardı.

Çaykur Rize oyunun üstünlüğü içinde görünse bile, Diyarbakır pozisyon üstünlüğü içindeydi... Ancak ikinci yarıda o da dengelendi... * * * Seyirciden yana şikayetim var. Bir hafta boyunca ciddi bir soruna kaynak olmayan seyirci; dün geceki finalin stresinden olacak, sahaya sık sık pet şişeler attı.

O taraftar, bu taraftar değil; iki takımın seyircisi de, aynı hataya düştü. Tribünlerdeki sinirlilik sahaya da yansıdı... İlk defa dün gece futbolcular birbirine girdi, tatsız sahneler yaşandı... Oyundan atılan oyuncu, sahadan çıkarılan teknik direktör oldu.

Ama herşey bu kadar olumsuz değildi. Güzel şeyler de oldu... O kadar ki; Diyarbakırlı Mustafa hocası onu oyundan alırken, hakemin elini sıkıp, teşekkür ederek sahayı terketti.

Oyun devam ederken böyle bir tablonun yaşanması, ilk kez oluyor... Hakemi tebrik eden Mustafa''yı ve tebriki kabul eden hakemi kutluyoruz... * * * Ümit, Yusuf, Devran gibi gerçekten etkili futbolculara sahip Karadeniz ekibi; baştan sona denk geçen mücadelede, uzatmalara daha diri girmenin ödülünü aldı.

Bu kondisyonun zaferi... Hoş geldin Rize!