Kaydet
a- | +A

Hasan dersen; kendi kafasına göre alem yapıyor... Pres koyma gibi bir huyu yok. Zaten onun presten anladığı, Paganini''den anladığı kadardır. Mücadele gücü daha baştan sıfırlanmış bir G.Saray; kendisini G.Saray yapan özelliğini kaybedince, Sturm Graz gibi kalitesiz bir takımın bile çocuk oyuncağı oldu. Avrupa maçlarına alışkın bir Ergün... Eski hatalarından arınmış, savaşçı bir Fatih... Hatta şans verildiğinde, iyi işler yapmış bir Faruk... Kenarda oturtuluyorsa, bunu yapanı da; kazığa oturtmak gerekir.  Sahadaki görüntü, iki kötü takımın; kimin kimden kötü olduğunu ispatlama çabasıydı. G.Saray''ı 5-0''lık Chelsea bozgunundan bu yana; hiç bu denli çaresiz, renksiz, ruhsuz ve beceriksiz görmedim. İlk yarı; Ümit''in serbest atışı dışında, hiç bir varlık gösteremeyen bir zavallılıkla geçti. Lucescu; ikinci yarıda Ergün ve Marcio''yu soktu ama, takımın göğsüne hançeri soktuktan sonra soktu. Daha sonra, Faruk''u da aldı. Ama takımın dengesi, şekli - şemali, psikolojisi, oyun disiplini gittikten sonra; şerbet içirmişsin, kaç para eder! Ayakları titreyen adama; futbol değil, seksek bile oynatamazsın. Sturm Graz gibi standart dışı, kötünün kötüsü bir takımdan bile, bu kadar gol yemek; afedersiniz b.k yemek demektir. Bu utanca daha fazla tahammül edemeyeceğim.

Stadı terkediyorum!