Kardeş Hınc-al...Ağabey Öc-al... Sevgili babaları, çocuklarına isim ararken birilerine kızmış olmalı. Baksanıza; ikisine de intikam isimleri vermiş... Bu yüzden; Uluç kardeşlerin kalemi, kılıçtan keskin. Ama insan olarak; her ikisi de intikam duygusundan tamamen arınmış, sevgi yüklü ustalar... Sözü-sohbeti sabaha kadar dinlenir... Konu komik olmasa da; onların çabuk patlayan gür kahkahalarından, size de gülme bulaşan, şen insanlar... İkisi de; Saygın... Seçkin... Özgün... Öcal ağabey''in her haberden, her olaydan, yazacak yığınla malzeme bulması; inanılır gibi değil... Onun düşündüklerini belki ben de düşünebilirim ama, gerektiği yerde hiç aklıma gelmiyor. Olayların uzağında oturmasına rağmen, Ege''den her türlü detaya hakim olması; şaşılacak bir şey... Dikkatini çeken, onu rahatsız eden en ufak bir durum için bile; bir anda 50 gerekçeyi sıralayabiliyor.
O kadar etkileyici ve canlı yazıyor ki; sanki olayların ta göbeğinde... Ben de Öcal ağabeyin okuduğu haberlerin hepsini okuyorum ama; onun cımbızla çekip aldığı kritik ayrıntıları o denli kolaylıkla tespit edemiyorum, yakalayamıyorum... Bu yüzden çoğu kez kendime kızdığım da oluyor. Sonra da kendi kendime "Eeee... Arada ustalık farkı var" diyorum. Üstad, Ege''de bu kadar duruma hakim... Urla''dan bütün gerçekleri görüyor. Maazallah ya o da İstanbul''da yaşasa; olaylara birinci elden girse, kardeşi Hıncal Uluç dahil, hepimizi ipe dizerdi.
Bereket, gel diyoruz gelmiyor. Yazdıklarının neredeyse tamamı; "Keşke önce biz düşünüp yazsaydık" dediğimiz türden... Çok büyük bir çoğunlukla katılıyoruz. "Bak burada çuvallamış" dediğim bir yazısına rastlamadım. Ama son "Uluç Market" köşesinde, Galatasaray Basın ve Halkla İlişkiler sorumlusu Turgay Vardar hakkında yazdıklarına, katılmadığım yerler var. Öcal abi, Vardar''ın aynı zamanda Türkiye Spor Yazarları Derneği yönetim kurulu üyesi olmasına itiraz ediyor. İstifasını istiyor. İlke bazında baktığınız zaman; haklı ve doğru bir istek... (Ne yazık ki; dernek yönetiminden istifaya hazırlanıyormuş.) Oysa, Turgay Vardar''ı başarılı buluyorum. Her iki görevinde de, kalmasını isterim. Çünkü; G.Saray''ın bütün deplasmanlarında, spor yazarlarına ciddi anlamda desteği var. Onların işlerini kolaylaştırmada, canla-başla çalışıyor. G.Saray''ın basından sorumlu görevlisi olmasının yeterli olmadığı yerlerde; bu defa TSYD''nin Dış İlişkiler Sorumlusu olarak devreye giriyor, bir şekilde çözüm üretiyor. Aleyhinde yazı yazmama rağmen; benimle olan ilişkilerinde en ufak bir olumsuzluk olmadı. Eski yaklaşımı neyse, aynen sürdürdü... Tavır koymadı. Dahası; akreditasyon biletleri konusunda yurt dışında ortaya çıkan bazı sorunlarıma, süratli çözümler buldu. Yalnız benim için değil, herkes için... Sorun üreten değil, yokeden biri! G.Saray''ı takip eden yazarlar, muhabirler ve foto muhabirleri arasında; onun aleyhinde konuşanına rastlamadım. Şimdi böyle birisine; "Ya ordan istifa et, ya burdan" türünde sert üsluplarla baskı yapılmasına, gönlüm el vermiyor. Belki de sadece Turgay Vardar''ın kimliğinde; hem TSYD hem G.Saray görevleri, uyumlu bir şekilde örtüşüyor. Aksi olsaydı; Öcal ağabeyin arkasından ben de kılıcımı sallardım. Şimdilik kılıçlar, kınında dursun.

